...ın, tanımadığı işçilerin mermere kazınmış adlarını tek tek okşadı, öptü; en son oğlununkini. Yüreğine gömdüğü evlatlarıyla vedalaştı. Uzaklaşırken yaşlı adama baktı. “Artık kâbus peşinizi bırakacak,” dedi yorgun sesiyle. Elindeki çe...
“evlat” sözcüğü
24 yazıda 50 geçiş bulundu.
evlat, evlatlar, evlatlara, evlatları, evlatlarım, evlatlarımızı, evlatların, evlatlarına... eşleşmeleri dahil edildi.
...eklini pek makul bulmadım. Sen de yaşadığın dönemde sıkça yaptığın gibi kafama iki el ateş edersen kâfidir.’ ‘Evlat şu an belimde revolverim var. İstersen bu işi hemen bitirebiliriz.’ Baki dedenin tutkulu hâli beni etkilemişt...
...çin kendimi tuttum ve onu bensiz bir hayata, dışarıdan otobüsün içine doğru el sallayarak gönderdim. Otogarda evlatlarını gurbete yollayan ağlak anneler gibiydim. El salladıkça ağlıyor, ağladıkça el sallıyordum. “Haydi” dedim içimd...
...yine saydığınız kötü durumlar hocam. ‘’ Mustafa Öğretmen: ‘’ Hani olgunlaşmamış meyve dalından koparılmaz ya evlat. İşte bu da böyle bir şey! Demek ki daha zamanı gelmemiştir. O zaman; acını, ihtiraslarını yaşa, öfkeni de ya...
...doktorun, uzmanlık alanını değiştirip kendini tamamen tüp bebek çalışmalarına yönlendirmesi sonucu doğan bir evlattı. Babası, hem bu sayede bir çocuk sahibi olmuş hem de buluşlarıyla ülkenin en büyük tüp bebek merkezinin başın...
...leceksin, onlar ise yılmayıp tekrar tekrar gönderecek. Baban sanki kendi çok hayırlıymışçasına senin hayırsız evlatlığından yakınacak. Yan masadaki adamın kahkahası eşliğinde ayakkabılarının çamuru gözüne takılacak, mahcup olacaksın....
...tutmamış gaz bulutlarına veyahut uçmaya çalışan bir meteora en güzeli kuşların kanadına koloniler kurabilirim evlatlarım olur belki çocuklarım yaşarım yaşlanırım cuma gecesini beklerim ölmek için şimdi de ölebilirim fark etmez nit...
...ra normal bir hayat yaşayabilir. "Bir gün gelecek ve dünyaya neden geldiğine karar vermek zorunda kalacaksın, evlat." Bir umutla gittiği Feniks Adası tabii ki düşündüğü gibi çıkmıyor. Askeri şartlar var çok daha sert, acıma y...
...çarptı... *** Profesör, Emre’ye uyanması için seslenmişti. Gözlerini açar açmaz doktora baktı. “ Zamanı geldi evlat “ dedi profesör. Emre başını salladı ve kıvrıldığı kanepeden doğruldu. Profesör, Emre’nin bu haline çok üzülü...
...i çatallaşan sesiyle. İçindeki Rüştü öhöm öhöm diye sesini düzeltmeye çalıştı bir an sanki ve ardından ''İnan evlat, sadece inan.'' diyerekten telkinler vermeye devam etti. O sonunda tükenmişlikle, ''Neye, neye inanmam gerek?...