...ablası ona söylemiş, bekliyormuş zaten. Lise bitince Mersin'den de ayrılmışlar, üniversiteyi bitirince hemen evlenmiş, hiç çalışmamış. Boyunca iki kızı varmış. O kadar. Ben de onun anlattığı noktalardan anlattım hayatımı, fazla...
“evle” sözcüğü
3 yazıda 3 geçiş bulundu.
evle, evlek, evlen, evlendi, evlendik, evlendikleri, evlendiklerinde, evlendikten... eşleşmeleri dahil edildi.
...olmadığını hatırlattı kendisine. Oradan oraya koşuşturan bunca insan her gün her dakika nereye giderdi acaba? Evlerine? İşlerine? Okullarına? Sevdiklerine? Belki de sevmediklerine gidiyorlardı. Bu coğrafyada ya da buradan çok u...
...falan bırakmış durmadan gemiden, yolculuktan bahsediyordu. Gören duyan da adamı gemi yolculuğuna çıkmak için evleniyor sanırdı. Yok şu kadar güvertesi varmış, yok bu kadar yemek salonu, havuzu, kamarası. Bitmeyen anlatımlar. Ha...
...Böyle akşamlardan biriydi. Netflix’ten bir film seyrediyorduk. Kız öğretmendi. Oğlan da gazeteci. Tıpkı bizim evlenmeden önceki halimiz gibi onlarda uzatmalı sevgililerdi. Oğlan kıza evlenme teklif edeceği gün elinde kocaman te...
...ak onu utandırırdı. Dükkânının iki arka sokağında oturuyordu. Yalnız başına yaşıyordu, bildiğim kadarıyla hiç evlenmemişti. Bunun konusu da edilmezdi. Diğer esnaflar gibi kadınlardan bahsetmezdi ama diğerleri kadar olmasa da küfür e...
...gibi uçtuğu bina değildi bu. Anladım ki yıkılmış, yerine de kapalı ve çirkin balkonlu bir bina yapılmıştı. O evlerden birinde de rüzgâr gülü vardı, acaba moda mıydı bunları saksıya dikmek? Bir an, akşam ezanı sonrası erkenden e...
...Savaşı sırasında Fransa’nın Nazilerce işgal edilmesine analoji yaptığı belirtildi. 1. Dünya savaşı sırasında evlendiği ikinci eşi Francine Faure ile ikiz çocukları oldu ve yine bu dönem savaşa katılmak isterken hastalığı buna en...
...krarlardı. Tekrarlamak zorundaydı! Kırk yaşındaydı, kiloluydu, bekardı. Aslında hiç evlenmemişti. Aslında hiç evlenmek isteyen olmamıştı. Sürekli terliydi. Siyah saçları, siyah kaşlarıyla yapışıktı. Belki erkeğe daha çok beziyor...
...asanın etrafında toplanmasıymış. Dedem vasiyete sadık kalmış. Babam da o geleneği sürdürdü, ta ki kardeşlerim evlenip evden ayılıncaya kadar. Annemi kaybettiğimizde babam masayı önce ağabeylerime vermek istedi. Kabul etmediler,...
...anında almıştım. Daha küçük olduğum için babamın elinde ne zaman o sıvıyı görsem annem 'ayran o' derdi. Başka evlerde yapılan ayranlar kötü kokmazken bizimki niye böylesine ağır kokuyor diye düşünürdüm hep. Bir sonuca varamazdı...