...ar okuyup ezberlediği mektuptaki cümleler adeta canlanmış, etrafında bir sürü ev belirmişti. Dereyi, köprüyü, evlerin çiçekli bahçelerini, oradan oraya koşuşturan çocukları, çeşmeye suya giden genç kızları, bu kızların peşine t...
“evleri” sözcüğü
18 yazıda 22 geçiş bulundu.
evleri, evleridir, evlerimizde, evlerimize, evlerimizi, evlerimizin, evlerin, evlerinde... eşleşmeleri dahil edildi.
...olmadığını hatırlattı kendisine. Oradan oraya koşuşturan bunca insan her gün her dakika nereye giderdi acaba? Evlerine? İşlerine? Okullarına? Sevdiklerine? Belki de sevmediklerine gidiyorlardı. Bu coğrafyada ya da buradan çok u...
...erek yaşıyordu. İki evladı vardı; büyüğü kız, küçüğü erkek. Yıllarını birlikte geçirdiği çocuklar şimdi kendi evlerinde oturuyorlardı; şehrin merkezine uzak güvenlikli, konforlu sitelerde. “Baba artık yaşlandınız, bizim yanımız...
...adın ki biraz antrenman yapayım dedi birisi yüksek sesle. Pencereden izleyenler tek tek pencerelerini kapatıp evlerine girdi. Yürümeye başladı. Nereye gideceğini bilmiyordu. Sanki gidecek bir evi yoktu artık. Evinin yolundan sap...
...de bir duygu durumu, insan yüzlerine bakınca hiçbir düşünceye kapılamıyordu. Sabah ilk yaptıkları, insanların evlerinde istemedikleri eşyaları almaya gelmek ve iğrenç çöp suyunu solumaktı. Kaldırımda onlara yaklaşan diğer insanla...
...nince iyice anlardı bunu. Böyle mini etekli, yüksek topuklu kızlar yoktu onun yaşadığı yerde. Bu yüksek katlı evlerin eşiklerinde çekirdek çitleyerek dantel, örgü ören kadınlar da görünmüyordu. Hele hiç çamaşır yıkayan yoktu ka...
...lar haline geldik. Köydeki tüm varını omuzlayıp, kendisine yaşayacak iki göz yer yapıp orada kalan insanların evlerine bile göz diker olduk. Modern insan kendisi gibi tüketmeyen bu insanlar için de bir isim bulmayı ihmal etmemiş...
...apiste geçirmişti. Ailenin reisliğini üstlenen amcasından dolayı biraz da, bir sevgilisi olmamıştı Meltem’in. Evlerine gelip giden akrabalarını her zaman soğuk karşılar, babasıyla da pek konuşmazdı. Bir gün evlerine ambulans gel...
...de biraz fazla “garip”tik. Bilir misiniz, bir müzesi yok Orhan Veli’nin. Oysa yazarların müzeleri çoğu zaman evleridir. Doğulur, büyünür, ölünür… ve o ev hafızaya dönüşür. Ama bizde hafıza çoğu zaman gayrimenkule yeniliyor. Yıll...
...ekonomik krizler, hukukun çöküşü… Bizim ülkemizde her yeni gün, biraz daha kayıp hanesine yazılıyor. Kadınlar evlerinde, sokaklarda, gözümüzün önünde öldürülüyor. İsimleri haberlerde birer istatistik gibi geçiyor, failler ödüllen...