...ş kolun sahibini tespit etmeye çalışıyordu. Kekeç'ten başka parmak kaldırmayan çocuk kalmadı. Bu baskıya daha fazla dayanamadı. Parmak kaldırmaya karar verdi. Ne var ki hiçbir hazırlığı yoktu ve konudan bihaberdi. Öyle hemen...
“faz” sözcüğü
1 yazıda 2 geçiş bulundu.
faz, faziletine, fazla, fazlaca, fazladan, fazladır, fazlalaşmış, fazlalık... eşleşmeleri dahil edildi.
...tutan oturduğum zeminden kalktım. "Annen nerede senin?" Etrafıma bakınmaya başladığımda elimi tuttu. "Ona çok fazla yük olduğunu hissediyorsun öyle değil mi?" O an vücudumdaki tüm kan çekildiğinde nefesimi tuttum. Tuttuğu eli...
...i. Daha kötü olmaz diyorsun. Daha kötü ne olabilir? Acımaz diyorsun. Daha fazla nasıl acıyabilir? Yaranın bir fazlası ölüm. Bir ceset nasıl nefes alabilir? Oluyor küçük. Daha kötü, daha acı. Daha fazla götürüyor kan gövdeyi, be...
...fet çekmişti. Bizim sonradan haberimiz oldu. O yaptıysa biz de yapabilirdik. Cesaretlenip çantadan biraz daha fazla yürüttük. Bir planımız vardı. Kasabaya gidecek köyde bulunmayan parlement marka bir sigara alacaktık. Sonra b...
...adaşının ona bu kadar uygunsuz biri olmasına izin vermemeye niyetli. Patroklos, kralın oğlunun sarayında daha fazla barınamayacak. Sevgi ve bağlılıklarına rağmen engeller onları ayırabilecek mi? Madeline Miller, Akhilleus’un...
...anların telefon melodilerini bile kendi notaladığı anlaşılması güç bir aygıttı. Annelerin ise teknolojiden en fazla fayda sağladığı yer, televizyon kanallarıydı. Her kanalda istisnasız yemek programı olur ve o tarifler muhakk...
...em bunu sök parçala hem git yerine geniş duylusunu ara bul, getir tak; yok o kadar uğraşamazdım. Yapacağım en fazla, gidip başka bir lamba almak yerine basit bir duy almak, on dakikada takıvermek olmalıydı. O da bu odaya ya...
...ebiliyor. Evreni düşünmek, işte bu sayfalardaki temel bu. Geceleyin gökyüzüne baktığımızda gördüğümüzden daha fazlasını anlayabilmemizin yolu, merak etmeye devam edebilmemizin yolu bu. Onlarca yıl önce, Bertrand Russel olduğu i...
...ıtı alamayacağından emindi. Ama yine de sormadan edemedi: “Kimin ömrü?” Beklediği karşılığı alamasa da bu kez fazla beklemesine gerek kalmadı: “Bunun sonu belli! (…) Lodosun gözü yaşlı derler.” Her işittiğiyle kafası biraz da...
...ve kanıyordum. Ben seni yok ederken aslında senin can suyunu veriyordum. Son bir kez dönüp arkama baktım… Çok fazla yara bere almış, çok fazla uğraş vermiştim ama yine de başarmıştım. Bu bir zafer miydi? Bunu kutlamalı mıydım...