...kana mı yansın, yoksa yanında can çekişene mi düşüncesiyle acıyarak baktı sandaldaki kadına. Duyduğu canhıraş feryatlar, saatlerdir yakındığı seslerden utandırdı onu. İkisi de çaresizdi. Kayıktaki kadın avaz avaz isyan ederken, d...
“fer” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
fer, feragat, ferah, feraha, ferahladı, ferahladığını, ferahlamak, ferahlar... eşleşmeleri dahil edildi.
...ye haykıran eşyalar doldurdu gözlerimi. İçeriye giren rüzgâr, odaya sıkılmış hafif çiçek kokusuyla fazlasıyla ferah bir ortamdı. Aklımı alıp başka yerlere götürecek kadar da değildi elbet. İçeriye giren kadınla yattığım yerde...
...fka dikmiş gözünü âmâ lal ne dese hoş kurumuşun kudurmuş hâli beter bulut’un toz’unu yalar anca dil hafif bir ferah bile yok kâbus’ta ay’a dalmışken ölsek değiş-tokuş edilemez can küften kalem on parmak an kadar çivit mavisi...
...iz belki diyen anıları. Yıkılan binalar, patlayan bombalar, yanan evler ve araçların eşlik ettiği yolculukta; feryatlara sırtlarını dönmüş insanlar ölümden kaçıyordu. Bir gün daha yaşarım belki diye. Babasını, izlemiş olduğu filml...
...ki kişinin Kopmaz kıyamet ay hep beklese gökyüzünde Melekler şahittir ay doğmasa da gök yüzünde Etme lüzumsuz feryatlar sarf etme Lâkin mubahtır içmen son gecende Bir rakı masası kursun ay ışığı gölgesinde İlk ve son gecelere ina...
...nderground” denilmektedir. “Underground” sinemanın geçmişine değinirsek; 1918’den sonra Fransa da René Clair, Fernand Léger, Marcel Duchamps, Man Ray, Luis Bunuel; daha sonra 1930’lu yıllarda Jean Cocteau tarafından başlatılan...
...iya tek soba olduğundan aileler o odada toplanır, o odanın ışığı yanardı. Bu gibi durumlar sıra dışıydı. Aile fertlerimiz dış kapının çevresinde yerini aldı. Tahminimiz doğruydu; yüksek perdeden neşeli insan sesleri dış kapıyı aşıp...
...herkes telaşla bir yer bulup yerleşmekle meşguldü. Değirmen taşı suratlı yirmi yaşlarında delikanlı elindeki fermuarı bozuk siyah spor çantası ile nefes nefese yetişip son anda girdi kapıdan. Şemsiyesi olmadığından biraz önce a...
...Gözlerini sımsıkı yumdu. Onlardan dışarıya akamayan yaşlar, yutkunurken genzini yakarak indi aşağıya. Kapanan fermuarın sesi odaya döndürdü onu. - Hadi marş marş! Eve ilk geldiği gün de bu sözle yollanmıştı odasına. Allah'ı vardı...
...içini merak edip bakmaya başladım. Ali’nin babası Hasan abi elinde içki şişesi ile bir kenarda sızmış, Annesi Feriha Hanım oğlunun sessiz, sedasız üzerini giydiriyordu… İçimde ürkütücü bir merak ile birkaç saniye pencere kenar...