...erine vurmamanız gerekiyordu. İş dışında hiçbir varlık alanları yoktu. Gerçekten çok basit ve sığ insanlardı. Fırçamı yedikten sonra her zamanki gibi akşam saat beşte daireden ayrıldım. Arabayla önümdeki yirmi kilometreyi aşıp...
“fırça” sözcüğü
8 yazıda 8 geçiş bulundu.
fırça, fırçaladığım, fırçalamanız, fırçalamışım, fırçalarken, fırçaları, fırçalarını, fırçalıyor... eşleşmeleri dahil edildi.
...uzun uzun çiğnedim. Sonuç yine aynı. Banyoya koşup diş macunundan koca bölümü fırçaya bıraktığımda öyle sert fırçalamışım ki dişlerimi, kanı lavaboya tükürdüğümde gördüm. Kanın dahi tadını hissedemiyordum. Tekrar mutfağa gidip buzd...
...z olursa bana, muhtarımıza söyleyebilirsiniz,” dedi Sadiye. Ne ihtiyaçları olacaksa artık. Boya mı vereceğim, fırça mı acaba diye söylenerek muhtarlığa yol aldım. Öğlene doğru içim rahat etmedi. Şunlara bir bakayım dedim. Şey...
...anı daha çok sinirlendirmeye yarar diye. Dört bardak arka arkaya yuvarlamak yumuşacık yapmıştı onu. Dişlerini fırçalarken cep telefonu çalıyordu, hemen koştu. O da ne! Yanlış mı görüyordu acaba. Yayınevinden arıyorlardı. Fransızcad...
...i. Gece yatmadan önce sakalını kesmişti halbuki. İçinden taşan coşkunun önünde duramadı. Tıraş sabununu aldı. Fırçanın taşıyabildiği kadar köpükle sıvadı yüzünü. Tıraş bıçağı zorlanmadan görevini tamamladı. Uzun uzun aynada kend...
...iser merdivenlere yöneldiğinde bir küfür daha savurdu. Arkasından gelen Tuncay’ın gülümsemesi amirinin attığı fırçayla yüzünde donup kaldı: “Gülmeyi kes!” ‘Bu adamın arkasında gözü var galiba’ diye aklından geçen Faruk korkudan...
...zbere okurken gözleri de şiirlenirdi Ayça’nın. Gerçi iş çıkışında soluğu resim atölyelerinde alıp, “Tuval ile fırçanın aşkını seyrediyorum,” dese de şiirin genç kadın için ayrıcalıklı olduğunu düşünürdü adam. Çinilerle bezenmiş...
...kenlerin de senden aldığı çamaşırları üç kuruştan satan Ali, Söylesene! Günde yirmi lira için her gün üç öğün fırça yiyen bakkaldaki çırak Ali, Söylesene! Dualarla cahil halkı uyutan seccadeyi yalnızca paraları içine sarıp sa...
...tuval. İskelete gerilmiş teni yumuşak, pürüzsüz. Üzerinde saksıda çiçekler, korkusuzca çizilmiş, güneş altın fırçasını dünyaya uzatıp bir dokunuş yapmış; sarı. Doğa her zaman sanatı besler. Vücut, olabildiğince canlı, bir eserin...
...her seferinde, kurumuş olanları temizlemek lazımdır. Bir daha bu kadar ara vermeyeceğim der, paleti temizler, fırçaları tinerlerim. Tuvale bakıp devam edeceğim yere odaklanır ve ona göre taze boya sıkarım palete. Karışımları yapa...