...birinde doğduk, günün birinde öleceğiz. Aynı gün, aynı an, size yetmiyor mu bu kadarını bilmek?’’ ‘’Dünyadaki gözyaşı miktarı sabittir. Ağlamaya başlayan biri için, bir yerlerde bir başkası keser ağlamayı. Aynı şey gülmek için...
“göz” sözcüğü
292 yazıda 452 geçiş bulundu.
göz, gözaltlarında, gözaltlarındaki, gözaltı, gözaltına, gözaltındakileri, gözardı, gözbebekleri... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ağındaki dikişleri aldırmak için hastaneye giden çocuk için üzülecek, doktor ipleri kesmeye başladıkça Şevket gözlerini kısacak ve bir satırın bitmesi normalden uzun sürecek. Şevket bunları yaparken birileri ölüp birileri doğacak...
...e. Saat sekize yaklaştığında gökyüzüne baktım. Oradaydı. Dünyanın bu yarımküresinde, batmadan hemen önce bana göz kırpmıştı. Bulutun arasından bir çatlaktan sadece birkaç saniye de olsa görünmüştü. Mutlu olmuştum. Belki de...
gece karanlık bir bıçak gibi kesiyordu gözlerimi kan sızıyordu göğsüme kucağım kızıl bir havuzdu gördüklerimden… dilim sussa da konuşuyordu kalbim durmadan her atışında haykırıyordu bildiklerimden… dört nala durmaksızın koşan atl...
...en çok, şehrin gürültüsü içinde yıldızları seyrederek uyumayı. Ilık rüzgâr masal anlatırmış gibi gelirdi ona, göz kapakları ağırlaşır, ağırlaşırdı… Şu hayatta en sevdiği “Sakar” adını verdiği sarman kediydi. Kış günleri sar...
...un çöküşü… Bizim ülkemizde her yeni gün, biraz daha kayıp hanesine yazılıyor. Kadınlar evlerinde, sokaklarda, gözümüzün önünde öldürülüyor. İsimleri haberlerde birer istatistik gibi geçiyor, failler ödüllendirilmişçesine serbest...
...ça uzasın istedim uzadıkça ördüm, üşüdükçe yorganları örttüm. her şeye alıştığım yerde başka dünyalara kördüm gözlerimi kapattım ve bir ışık gördüm. Sayı: 68
...a baktı. Ne kadar da yüksektiler. Şehir onu yutacakmış gibi hissediyordu. Televizyonda gördüğü her şeyi böyle gözüyle görmek onu çok etkilemişti. Terk ettiği kasaba da yüzyıllarca uzaktı artık ona. Hızlı adımlarla çirkin bir be...
kiraz dalı gölgesiyle uyanıyorum yüzümde, gözümde oyuncu bir güneş nemli toprağa dokunuyorum parmak uçlarımla öbek öbek karıncalar bahara uyanmış sadık bir dost gibi yüzümü yalıyor ılık rüzgâr gülümsüyorum, yıllar sonra ilk kez...
...za çıkıyor. Herhangi bir abartıya kaçılmadan vurgulanan çeviri ve dilin önemi ise, kitabın dil bilime cesurca göz kırpmasından ibaret. Etimolojiye değinilen sahneler ise bu büyülü çerçeveyi daha da zenginleştirmekte. Kuang’...