...tadan kalkmaya başladığı anlardan itibaren bozulmaya, halka yardımcı olmaktan ziyade adeta bir parazit haline gelmeye başladılar. Bu kabadayı çetelerinin en namlısı ise II.Abdülhamid devrinde ortaya çıkan ve halk içinde korku s...
“gelme” sözcüğü
19 yazıda 25 geçiş bulundu.
gelme, gelmeden, gelmedi, gelmedik, gelmediler, gelmedim, gelmedin, gelmediniz... eşleşmeleri dahil edildi.
...lleri mendil dolu çocuk oluyorsun. Eve gitmek istiyorsun günün bütün pislikleri yakana yapışmış seninle içeri gelmeyecekmiş gibi. Boğazın kuruyor, için yanıyor, havanın olanca soğukluğuna rağmen içindeki od sönmüyor, art arda dördünc...
...da kaldı. Yarım yamalak işleyen aklını saran korku vahşileştirdi bakışlarını. Uzun adam -Bacım korkma zararım gelmez size, etme bebeye günah! diyerek elini uzattı. Uzun adamın bileğine sarılı çaputa takıldı Aşhen'in gözü, adam...
...ken salvoları. Ve geri dönülemeyecek çocukluk sanrılarını doldururken onlar ağır aksak benliklerine, göz göze gelmekten imtina ederek uzaklaşıyorum yanlarından. Bir minare sesi, kulağa hoş çalınan ezgi. Kimi hoş bir muhabbet edas...
...ılan menzilhaneler bulunmaktaydı. Menzil kelimesi Arapça kökenlidir ve “konak, yol, konak yeri” vb. anlamlara gelmektedir. Buradan yola çıkarak; menzilhaneleri, günümüzdeki şehirlerarası yolculuklarda kullanılan, ihtiyaçların gider...
...sıdır." Çünkü her insanın umudu pamuk ipliğine bağlıdır ve en basit bir rüzgarda uçup gitmektedir. Sonra geri gelmeyeceği sanılmaktadır ve bu yanılgı ile kendine ihanet ettiğinin farkında değildir insan denen varlık. Şimdi düşünmel...
...ük haz uyandıran kadın bedeninin cazibesi, günümüz Türkiye’sinde tüketim kültürünün parçalarından biri haline gelmektedir. Kadın haklarının erkekler tarafından belirlendiği bu ülkede zaten tüketim mekanizmasına dönüşmesi çok da hay...
...le kahvehaneleri sadece aynı aileden veya akraba çevresinden olanların değil bütün mahalle halkının bir araya gelmesine, tanışmasına ve yeni bağlar geliştirmesine tanıklık etmiştir. Bu sayede farklı etnik ve dini kökenli aileler...
...kaçırıyordu. Anlatmak istediği bir şeyler vardı ancak anlatamazdı. Zamanı değildi ve o anlatacağı zaman asla gelmeyecekti. Bir evde değil tımarhane içinde kapana sıkışmış gibiydi Aral. Gün geçtikçe daha farklı şeyler baş gösteriyor...
...Ellerimi kırsalar, yazdırırlar bir fakirhaneye, Dilenerek ve sürünerek koşardım ama Ayaklarım tutmuyor, sana gelmeye... Piç ettik sevdiklerimizi, gölgelerde terk ettik... Ölülerimizi kaldırmasak, Sevdiğimiz çocuklar tımarhanel...