...ikram ettiler. O tüm meyveleri bitirince bu sefer altın bir tepsiyle içi pilav dolu tavuk, yanında da şerbet getiriyorlar. O da karşılığında lületaşından mağarayı, denizkızlarını, elflerin öykülerini anlatıyor. Akşam boyunca kahkah...
“getiriyor” sözcüğü
28 yazıda 29 geçiş bulundu.
getiriyor, getiriyordu, getiriyorlar, getiriyorlarmış, getiriyormuş, getiriyorsa, getiriyorsam, getiriyorsun... eşleşmeleri dahil edildi.
...ı mazur gör dostum. Zaman bu dört duvar arasında, öyle yavaş geçiyor ki beni ihanetinle sürekli karşı karşıya getiriyor. Sevgili kardeşim; mektubumun başında belirtmeliyim ki içimde sana dair yeşeren kin ağacının kökü çok uzun za...
...ygulara yenik düşüyor! Ve hatta duyguları ile barışarak, bu duyguları yüceltmeyi ve yaşatmayı da hedef haline getiriyor. Bazı zaferlerin hayat kurtardığı ortadadır. Bazen bir toplumun hayatını kurtarabilecekken bazen ise bireyin...
...alışkındım ama peki ya deniz? Tamamı gözden kaybolduğunda gözüme ilişen iki öte banktaki ihtiyar beni kendime getiriyordu bir anlık. Hâlinden ve elindeki sararmış gazete kâğıdına sardığı şarap şişesinden belli ki o da bu dünyadan d...
...n farkındadır.'' Bir şiir... İşe gitmek üzere uyanan arkadaşım, çıkmadan evvel yatağıma kahve ve sıcak poğaça getiriyor. Bıraktığı tepsinin kenarına ise, saman kağıda yazılı bir şiir iliştiriyor: Burası dünya Ne çok kıymetlendird...
...adına -ülkede neo-liberal politikaların sorumlusu- Özal'ın dediği gibi 'çağ atlamak' pahasına evlere bile iş getiriyor, kaç ömre yeteceğini bilmediğimiz boyu kendimizi çoktan aşmış borçlara giriyoruz. Savaşın kendi zenginliğini...
...ahveyle takas edip çıkıyorum. Buz kesen havayı hissediyorum, rüzgar çarpıyor suratıma beni az da olsa kendime getiriyor. Şehrin en ağır kokusunu içime çekerek evin yolunu tutuyorum.
...sığınak burası.” diye düşündü genç adam. Bu düşünce yabancının da azılı bir suçlu olma ihtimalini beraberinde getiriyordu. Yabancıya göre kısa ancak genç adama göre oldukça uzun gelen ve olaysız geçen yürüyüşten sonra yabancı adam...
...e bir hıçkırık, ciddiyetini gölgeliyor ve derin nefes alışlarındaki ürkek tavrı Ahmet'in soluk benzini aklına getiriyordu. Az önceki poyraz gitmek nedir bilmiyor, odanın gittikçe azalan ısısından mı yoksa ölümün kaçılamayası esaret...
...Ancak kimse, ona sormayacaktı. Duymak istemeyecekti. Ayağa kalktı ve haykırdı: — Beyaz yüzünün altında, ölüm getiriyorsun, yenilmeyeceğim. Yaşayacağım. Yazan: Musa Yıldırım