.... Korkardım. Çok korkardım. Üşürdüm. O kadar üşürdüm ki çenem titrerdi bazen. Babaannem olsaydı saklardı beni göğsünde. Isıtırdı sıcacık kollarıyla. Sabaha kadar koynunda uyurdum ama artık yoktu. Sinerdim yorganın altına. Hemen...
“göğsün” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
göğsün, göğsünde, göğsündeki, göğsünden, göğsüne, göğsünü, göğsünün, göğsünüze eşleşmeleri dahil edildi.
...ttikçe büyümüş bir ot yumağı, bir adamın paçasına çarptı, yoluna devam etti, uçtu gitti. O sırada bir kadının göğsünde çarşafla bağlı duran çocuk, annesinin omuzunun üzerinden bir süre bu ot yumağını izledi. Güneş tepedeydi şimd...
...zaman sokak, mahalle, şehir ve kapkara bulutlar bile öylesine güzel görünüyordu ki. Güzelliklere inat ıslanan göğsünün üşümesi ile içeri girip evi gezmeye başladı. Hangi lambayı yaksa şalterin sesinden sonra devam eden bir karan...
...Arkasına yaslandı, pencereden içeriye süzülen ilkbaharın taze güneş ışığı yaşlı yüzünü aydınlattı. Kollarını göğsünde bağlayarak hüzünlü gözlerle bahçedeki hanımeli ağacını seyretmeye başladı. Bu ağacı kocası onun için dikmişti...
...m. Tanrı konuştukça, sabah iki dünyanın ortasından açılırsam sana ve her kitabın sonunda gelen o boşluk hissi göğsüne bastırmadan yazacağım bekle beni. Tam ortasında... ''Mert Koçak, Şizofrenin Günlüğü, Günlük'' Yazan: Mert Koç...
...şaret olabilirdi, canı çok sıkkındı belli ki. En son 6 ay önce, babasının vücudundan def ettiği kanserin, sol göğsünde tekrardan bir savaş başlatma teşebbüsündeki o sancılı haftalarda böyleydi. Ne saç kaldı aklında, ne de burnun...
1. dur korkma ve sarıl sehpada can çekişirken celladının mırıldandığı şarkıya. hatırla göğsünü yarıp fışkıran narı nasılsa çekilir deniz yürür beynine bitirim kan pıhtıları. 2. kızarınca yüzün baban enfarktüs yere düşünce ekmek...
...arı vardı okşamaya kıyamadığım Bembeyazdı şimdi her bir teli Sarılmak istedim Sarılamadım Aniden yığıldı yere Göğsüne yasladım başımı Sıcacıktı Ben ağladım, o öldü Serin bir bahar sabahı, odam karanlığa gömüldü. Yazan: Cem Bora...
...karışıp kimi zaman yalnız başınıza yürüyor ve yürüyorsunuz. Saniyeler hafif bir meltem gibi esiyor, dakikalar göğsünüze çarpıyor, saatler sizi yalpalatıyor. Zamanın aksi yönünde, farkında olmadığınız bir hızla ilerlerken kâh düşü...
...yahut iri titanlar Bir şiirin koyu deminde hiçbir ırkla savaşmadan nasıl gidilir? Şimdi ben buraya, Annesinin göğsünde donmuş belikli Cemile’yi, Buraya pargalı simsarı, Buraya dişi, eti, kemiği, Buraya aitsizliği… Günümüz şiirin...