...bir armağandır" Doğa ne kadar destansı konuşsa da kadın umarsamıyor Bir yağmur başlıyor aniden Yağmur kadının göğsünden kalbine sızıyor ve sesleniyor: "Güzelliğimiz ve mutluluğumuz sonsuzlukla kucaklaşacak" Aynı yağmur adamın da...
“göğsünde” sözcüğü
14 yazıda 14 geçiş bulundu.
göğsünde, göğsündeki, göğsünden eşleşmeleri dahil edildi.
...çiştirecekti ama evlattı işte. Kırk yaşına da gelse minik bir çocuktu gözünde. Sevdiği yemeklerden yapacaktı. Göğsündeki sızı geçince salatayı da hazır edip sofrayı kurdu. Televizyonu açıp karşısına uzandı. Kanaldan kanala geçip d...
...için çok uğraştı. Mete sizin de bir zamanlar Bursa’da oturduğunuzu söyledi,” deyince adam biraz daha daraldı. Göğsünde tanıdık bir baskının ayak izlerini hisseder oldu. Nikâh başladı. Adam kravatını gevşetmeyi denedi. “Belediye...
...deceklermiş kimsenin bilmediği yaban ellere. Nimet dudağını telefona götürüp Cemal’ini öptü, gözlerini yumup, göğsünde sıkıladı. Yüzünde güller açtı. Sen benim yüreğimin gittiği yersin Cemal. Güldü kendine. Amma da afili laf ett...
...Şimdi onları göremesem bile orada ne yaşandığından şüphe duymaksızın emindim. Köpeğin yumuşacık başı çocuğun göğsünde, tam kalbinin üzerindeydi. “Gitmeye şansımız olsaydı oraya, Seninle sonsuza kadar koşardım…” Köpek koşmayı bı...
...ı. Kıza yaklaştıkça adım adım sanki dikenli tellerden geçmiş bir mülteci gibi korku, acı duyuyordu parçalanan göğsünde. Yanlış anlaşılmasın ha; namuslu çocuktur Seyfi, bakmaz öyle otobüse binen her güzele. Ama bu başka, kız sank...
.... Korkardım. Çok korkardım. Üşürdüm. O kadar üşürdüm ki çenem titrerdi bazen. Babaannem olsaydı saklardı beni göğsünde. Isıtırdı sıcacık kollarıyla. Sabaha kadar koynunda uyurdum ama artık yoktu. Sinerdim yorganın altına. Hemen...
...ttikçe büyümüş bir ot yumağı, bir adamın paçasına çarptı, yoluna devam etti, uçtu gitti. O sırada bir kadının göğsünde çarşafla bağlı duran çocuk, annesinin omuzunun üzerinden bir süre bu ot yumağını izledi. Güneş tepedeydi şimd...
...nuş gibi yatağımda yer kaplayan bedeninin çarşafımdaki şeklidir. Hemen her sabah elimi omzunda, boynunda veya göğsünde unutmuşçasına uyanır ve nedense mutlu olurdum. Oysa Cumartesi sabahı saat belki dokuz sıralarında gözlerimi a...
...Arkasına yaslandı, pencereden içeriye süzülen ilkbaharın taze güneş ışığı yaşlı yüzünü aydınlattı. Kollarını göğsünde bağlayarak hüzünlü gözlerle bahçedeki hanımeli ağacını seyretmeye başladı. Bu ağacı kocası onun için dikmişti...