...ar olan en kötü en boktan zamanlarında insanın kendini koruyabilmesi, ağlamaması, dik durması, ve "tek başıma göğüs gererim" fikri hiç mantıklı bir eylem değildir. Bunu yapan insanlar (şekil 1.a ben) daha sonra çok büyük prob...
“göğü” sözcüğü
26 yazıda 28 geçiş bulundu.
göğü, göğümde, göğüme, göğün, göğüne, göğünüzde, göğüs, göğüse... eşleşmeleri dahil edildi.
...iği keşke her şey rüya babam oluyor annem oluyor sen oluyorsun babam ölüyor annem ölüyor sen gidiyorsun hepsi göğün kuşağında bir renk ne kadar ağlayamıyoruz hala hayret efgan çatlıyor duvarlar ağıt kaburgamın tam arasından s...
...Musa'nın, onu altında kadını ettiği ağaca takıldı gözü. Çığlık atmaya başladı. Korktu filancalar; kızın yeri göğü yırtan sesinden. Hızlı adımlarla falanca köylerine doğru kaçıştılar. Nalbant Ömer'le Semerci Ali, çoğunlukla...
...in bacaklarını aralayan! hayat işte kimsenin neden öldüğünü bilmediği bir tesadüftü! orada; o; çatık kaşlarla göğü kötüleyenlerin kıtasında o; boşver hayat boktan el yazısıyla uzananların sahilinde hayat kimsenin gülerek yaş...
...bir delil diye düşündü önceleri. "Bak" diyordu "Zeliha orada, git al." Sonra vazgeçti bu düşünceden: "Yerin, göğün bütün bu düzenin sahibi senin kıçı kırık rüyanla mı hemhal olacaktı. Daha neler canım." Lakin bir şey yapması...
Yaratan sensen; bilindik ve bilinmedik dünyaları, yeri-göğü, dağı-taşı, gökte uçan kuşu... Yaratan sensen; içilen suyu, solunan havayı, yüreklerde sevdayı... Yaratan sensen; aklı, mantığı, var etmeye yönelik inancı ve vardan...
...unutarak yaşar ya insan bir gülümseyişin gönüle işlediği ipek yumuşaklığından vazgeçip yerine doluşan boşluğa göğüs germek acılaştırır insanı. Artin'e de böyle oldu, bir süre yağmur yüklü bulutlarla dolaştı gözlerinde, yağsa...
...Basir hoca nefesi düzeldikten sonra -Git duvarın dibinden dolma kalemini al. Şevket önce sağ elini ceketinin göğüs cebine attı kalem yoktu sonra her iki eliyle ceplerini araştırdı. Yoktu. Basir hoca yerdeki kilimin desenleri...
...r şehrin günden güne can çekişmesini izliyorsun. Bize ne kadar küçük olduğumuzu hissetirebilme adına bu denli göğü delercesine yapılıyordu artık binalar. Şehir adeta şantiye izlenimi bırakıyordu içinde yaşayamayanlara. Otobü...
...tım. Birileri bunlara çok kızmış olmalıydı ki ofisimize yüzü soluk, sert ifadeli, kaba insanları göndermişti. Göğüslerini gere gere girmişlerdi içeri ama içlerinde yüreklerinin olmadığı her hallerinden belliydi. Apar topar bizi bur...