...bad varken, Katlediliyor yürek, menzilinde sızı; içten. Cebimizde kesilmiş makbuzlar, gündelik işler, Geldik, gördük ve gidiyoruz, Tanımadığımız bir şehirden. Bıkmadan umut satıyoruz ma’lul halimizle, Okuyoruz ölülerin ruhları...
“gördü” sözcüğü
93 yazıda 137 geçiş bulundu.
gördü, gördük, gördükleri, gördüklerim, gördüklerimden, gördüklerime, gördüklerimi, gördüklerimizden... eşleşmeleri dahil edildi.
...diği hayallerine rağmen 'olsun'du. O gün, o bahçeye sırtımızı hiç dayamadığı kadar dayadı Sultan Abla. Annemi gördü, belki bir on yıl sonrasına gitti. Sevmedi yansımasını. Eline alıp oyasını, zincirini yaktı çakmağıyla. Yenid...
...rum. Şeyhim gülümseyerek, ''Kalıcı olan özdür derviş, kabuklar kaybolup gitmeye mahkûmdur.'' diyor. ''Dünyada gördüğün ne varsa kabuktur. Eğer kabukların özlerine ulaşamazsan tuttuğun her şey hiçlik denizine yuvarlanır.'' Söylen...
...en yaptığına dair her şeyi anlatmaya çalışıyordu ki; peşinat için verdiği altınları o gereksiz kadının elinde gördü. Sofra, üstü başı ve halı kan olmuş, yanmakta olan sobaya gelen kan ise odayı iğrenç kokutmuştu. En zoruna gi...
...mamıştı gelini Sultan. Adı batasıca kaderin kendisini nasıl çulsuz bir kocaya yazdığını, çocuklarının ellerde gördüğü güzel şeyler için nasıl iç geçirdiklerini ve nasıl genç yaşta dert sahibi olduğunu sayıp dökmüştü. Ne yapsınd...
...ğını kabul etmeliydi. Biraz sağa dönen sinek, artık kilidi çalışmayan ceviz dolabı ve yatağında uyuyan kadını gördü. Dolabı iyi bilirdi, odayı anımsayamasa da dolabın içinde yaptığı turu unutmamıştı hala. Sıkıştırılmadan, ayr...
...kleyen gözleri mahmur aynı yüzler ayılmaya çalışıyordu. Sırasına geçti. Her zaman yanında duran adam ilk defa gördüğü birine dercesine “Günaydın” dedi. Aynı tedirginlikle cevapladı. Bir şeyler sürekli tekrar ediyordu kendini fa...
...stlenmişti. Beni büyük bir içtenlikle karşılamış, vakit kaybetmeden babamın yattığı odaya götürmüştü. Onu ilk gördüğüm an yılların hasreti bir bıçak gibi kalbime saplandı. Bunca yıl onu neden görmek istememiştim? Beni görünce ti...
...eleri, üç parçadan oluşan ve değişik tatlara sahip meyvelerdi. Herkes, dilediği ağaçtan ve kendisine en uygun gördüğü dalından meyvelerini toplayıp yiyebiliyorlardı. İnsanlık, bu üç parçalı meyvenin her bir bölümüne ayrı bir is...
...umut ya da umutsuzluk vaat ettiğimizi görüyoruz. Olumsuzdan olumluya doğru bu durumu incelemeyi daha faydalı gördüğüm için sizlere bir sonraki paragrafta umutsuzluk vaat edeceğim. Tüm kıyamet senaryoları hızla gerçekleşiyor. Bi...