...apında ün kazandırdı. 1914'te stüdyo ile yaptığı senelik sözleşme dolduğunda büyük bir ticari tirajı olduğunu gören Chaplin, haftada 150 dolarlık ücretinin arttırılmasını talep etti. Sennett, onun daha da ünleneceğini düşünem...
“göre” sözcüğü
257 yazıda 395 geçiş bulundu.
goret, górecki, göre, görebildik, görebildikleri, görebildim, görebildiği, görebildiğim... eşleşmeleri dahil edildi.
...ağlayamayacağımızı kavramaktayım. Şöyle bir sağa bir sola meyletmeden düz duramayacağımızın inancında. Gücünü görebilmen için evvela güçsüzlüğünle yüzleşmen lazım zira. Seni sen yapan yahut seni senden eden faktörleri ayrıştırman...
...e takılarak köyden çıkar. Akşam olur, çobanla birlikte sürü de döner köye ancak Zeliha’yı ne duyan olur ne de gören. Zeliha’nın annesini alır bir merak. Karanlık çöker, Zeliha dönmez köye, kimseler bilmez. Zeliha’yı yola sala...
...lik de geleceğimizin ruhumuza attığı bir çentikten ibaretti sadece. Yani ben de, hem geçmişi, hem de geleceği görebildiğim için umutsuz olarak nitelenemezdim artık. Mutsuz bir gelecekle bezenmiştim yalnızca. Belki de gelecek yaşanma...
...“Derdin nedir?” diyenlere verecek cevabın iki cümleyi geçmezken; yan komşunun hastasına şifa olmak, apartman görevlisine günaydın demek, özellikle de yüzündeki tebessüm ile onlara cevap vermek, boynunun borcu olacak. Kilosu...
...attım kendimi, gecenin karanlığında içeriden gelen ayak seslerini ve mırıltıları duyuyordum. Gidip bakmaya ve göreceğim kişiyle yüzleşmeye hazır değildim. Aklıma lazer kesim bıçaklar geldi. Kalktım odamın kapısı kilitledim en yav...
...i ve yalnız, çay ise zakkuma evrilir, ağu gibi. Özlemek. Ah! Ne sessiz bir kelime! Ölüm gibi mesela… Hani hiç göremeyecek ve kimse onlar gibi olamayacak gibi. Hayatına giren onca insana rağmen, onların hepsine, bütün dünyaya bedel...
...ken daha tam uyuşturucu madde etkisini göstermeden ya da etkisi geçmeye başladığında tanrıların "Hâlâ kendimi görebiliyorum!" diye haykırması oldu. Alt metinleriyle birlikte eserde üzerine düşünülecek çok şey var. En başlarda havada...
...amıyordu. Tek bildiği koşması gerektiğiydi. Öyle de yaptı. Yanından geçtiği insanların, kendi gördüğü şeyleri göremediğini biliyordu. Kendisinin de kısa bir süre önce bu insanlardan olduğuna inanamadı. Her şey o kadar açıktı ki… Her...
...olgusuna... Kendisine bir zaman birimi üretmiş olan ve toplumların toplu bir şekilde davranış yönlenmelerine göre farklı devir isimleri türetmiş insan olgusuna... Masallarla büyütülen ve gerçeklerle dövülen insan olgusuna.....