...Bu araç tıpkı Batman’daki Batmobil’e benziyordu. Sağlam bir kalkışın ardından “hadi seni dünyanın öbür ucuna götürüp iyileştirelim” dedi. Saçma sapan manevralar yapıyordu. Yıkık köprülerin altından, binaların arasından geçiyor...
“götür” sözcüğü
13 yazıda 14 geçiş bulundu.
götür, götürdü, götürdük, götürdüklerinde, götürdüklerini, götürdüler, götürdüm, götürdün... eşleşmeleri dahil edildi.
...elliği karşısında adeta büyülenmişti. Teyzesinin anlattığına göre henüz altı aylık bir bebekken at arabasıyla götürmüşler onu bu yoldan. O sırada uyuyor muydu yoksa uyanık mıydı? Bir bebeğin gözünden nasıl görünüyordu acaba bu yeşi...
...cıklarım, Anamın gözyaşı izine karışıyor. Merak ettim dağların ardını ve gördüm, Zamanın hoyratlığını, bizden götürdüklerini. Şimdi bize geri verdiklerini. Rüzgârın sesi babam oldu, Güneş sarmaladı annem gibi. Ağabeyimin mektubu elimd...
...mlü geliyoruz Serap’la. O evi siliyor, yemek yapıyor, buzdolabını dolduruyor, ben de böyle işte tepsiye koyup götürüyorum. Onca sene oğlan çocuğunu kayıran annem, şimdi tüm bunları değerlendirecek durumda olsa elbet söyleyece...
...ları, makyajları özenle yapılmış, gece elbisesi giymiş beş kadın kapıya gelmiş.” “Desene birilerine sunulmaya götürülüyorlar. Kadınlar kapıda göründüğünde dilenci de hareketlendi değil mi?” “Tam da dediğiniz gibi. Dilenci yer...
...a öğlen yemeği silinip süpürülmüştü. Mahkeme suratlı adam, son sokumunu bol sarımsaklı cacığa bandırıp ağzına götürdü. Lokmasını yenice yutmuştu ki göbeğini kaşıyarak uzun uzun geğirdi ve yukarıya şükrünü bildirdi. “Elhamdülill...
...gular bir parantez olarak açılır hemen sonrasında kapanırdı. Deniz’in kabul ettiği böyle bir duygu yoktu. Çay götürürken bardak kırarsa mutsuz, sabah evine giderken kuşlar havada süzülürse mutlu olurdu. Duygu parantezi açmadığı iç...
...herhalde tuvalete gitmişti. Yaz geçti. Annem hâlâ hastanede. Babam çocukları almadıkları için beni hastaneye götürmüyor. Telefonla konuşabiliyoruz sadece. Onun bıraktığı giysilerini yatağıma aldım. Sarılıp koklayarak uyuyorum. Ok...
...e olacaktı. *** Rıdvan’ın ayakları yolunu bulmuş, gittikçe ağırlaşan üstündeki yükü, her şeye rağmen hedefine götürüyordu. Şimdi sızlanmanın zamanı değildi. Karar verdi mi vazgeçmemek gerekirdi. Sağa sola bakmadan yürüyordu. Gözler...
...doğru kavisli farları, yüzüne yorgunluk katsa da çıkardığı kendine güvenen sesleri, beni sorun olmadan uzağa götüreceğinin sinyallerini veriyor. Bu manzarayı tamamlayan, gözlerimi alamadığım bir detay daha var; bir kadın… Sarı uçlar...