...a biliyorum. Bu yüzden eserlerimin yarısını onların sıkıntılarını dile getirmeye, problemlerini tasvir ederek gözler önüne sermeye ayırıyorum” “Keşke bir güvercin olsaydım, bu dünya sevmek için çok küçük.” demiştin. Bize, kadı...
“gözle” sözcüğü
26 yazıda 28 geçiş bulundu.
gözle, gözledi, gözledik, gözledim, gözlediğim, gözlem, gözlemci, gözlemcileri... eşleşmeleri dahil edildi.
...labilirdik birbirinden uzak düşen, yan yana gelince kara bi’ göle dönüşen; gözlerin gibi. Sahi hiç konuşmadık gözlerinden; düşmeliydim ufkuna tam da kirpiklerinden… Üşüyorum kim bilir kaçıncı kez avuçlarım dolmadan, kim bilir kaç t...
...beraber, kişi kendisini sosyal medyadaki bir hesap yerine bu kez bir karaktere transfer ediyor. Film sonrası gözlemlerime dayanarak da söyleyebilirim ki, herkesin dehşet içinde düştüğü heyecan, verdikleri kararların böyle kaoslara...
...ı da annesi de ayrı ayrı bayramlık falan alıyorlardır ona diye. Ama o analar çeker yükü derken niye öyle aktı gözlerinden damlalar. Şimdi düşünüyorum da ne çocuk şarkıları dinlemişiz diyorum. Çileyle bezenmiş, yüklerle donatılmış d...
...bıraktığım ciğerlerim, sinmişlikler yok ediyor hücreleri. Bence müziksiz bir hayatın ahengi yoktur, söndürün gözlerinizdeki ışıkları hayatınız hep olacaksa böyle. Sessizlik ölüm habercisidir sizin bağırdığınız saat dilimlerinde. Ben...
...çok özlemiş olacak. * * * Faydasız emek sarf etmeye alışık her insan gibi bir cigara sarıp ucunu ateşliyorum. Gözlerim buğulanıyor, başım ağırlaşıyor, içimden konuşurken mahalle camisinden ezan sesi, ağaçlardan kuş cıvıltıları e...
Bir oyun oynayalım seninle O tertemiz ellerinle Gözlerini kapa yavrum Ve bildiğin tüm sayıları say Gözlerini açtığında Bitmiş olsun savaşlar Gelmiş olsun eski yerine O masmavi gökyüzü Yıldızlar ve ay Gözlerini açtığında Havada uç...
...iyor. Ama hissettiği bir şey var. Çok yakınında artık geri kalmış saatleri. Hiç gitmese, hiç bitmese… Kapatsa gözlerini, sonra açsa, sonra kapatsa. Bir daha açmamacasına… Dalgalar birleşerek çarpıyorlar kayalıklara. Martı sesle...
...a sola devrilecek kadar yamuldu. Bir tek bardaklar - çay lekeli bardaklar kocaman duruyordu tezgâhın üstünde. Gözlerini kanatacak kadar büyüklerdi üstelik. Unutulduğunu hissettirecek kadar lekeliydiler. Kırmaya, çöpe atmaya kıyam...
...hâlimi? Bak! Bak şuna! Açılmış irili ufaklı yaralarda birleşti ikisinin de bakışları; sonra da birbirlerinin gözlerinde. - Benim suçum değil. Çok mu hoşuma gidiyor sanıyorsun kan kokusu? Dün mahkemede çok terledin ya ondan olm...