...başkalarına. Bal varsa çay şekersiz olmalıdır: “Peki. Benim kim olduğumu biliyor musun?” diye sormuştu kadın. Gözlerini ardına kadar açmış, karşısında çakırkeyif vaziyette oturmakta olan adamın dikkatini üzerine çekmeye çalışı...
“gözle” sözcüğü
26 yazıda 28 geçiş bulundu.
gözle, gözledi, gözledik, gözledim, gözlediğim, gözlem, gözlemci, gözlemcileri... eşleşmeleri dahil edildi.
...bir kadın çıkıp anıtın önüne gitti. Yere çöktü. Yüreğinin derinliklerinden yükselen ağıta gözyaşları karıştı. Gözlerine inanamayan adam sözlerin ardını getiremedi, sustu. Rüyasındaki kadındı ağıt yakan ihtiyar. Ağıt aynı ağıt. Ko...
...leri onun da yatağına su döküyordur” Küçük küçük adımlarla evi geziyor, gördüğü tabloların önünde dikilip bal gözleriyle seyre dalıyordu. Beyaz bir kapının önünde durakladılar. Dudağına bir sus işareti yaptı, kısık bir sesle ekled...
...ara yasladığım yastığa verdim sırtımı. Karşımda tuvalet masasının aynası. Zavallı hâlimi gördüm uykuya hasret gözlerimle. Durumum hiç de iyi değildi. Gözkapaklarım iner inmez aynı ses koşuşturmaya başladı duvarların arasında. Gözl...
.... “Neden ağlıyorsun?” dedim, cevap vermedi. Devamında sorduğum tüm sorularda sessizliğini korudu. Diz çöktüm, gözlerine baktım. Nihayet o titrek sesi aralanan dudaklarından havalanıverdi. “Öğretmenim… Ellerim…” O an fark ettim Ze...
..., onu tıpkı gençliğimdeki gibi öpmek isterdim. “Münevver” dedim kısık sesle. Gözlerini çay bardağından ayırıp gözlerime dikti. Bekledi. Sustum. Ona doğru eğilip fısıldadım: “Seni hep sevdim.” Yazan: Mesut Güney Yılmaz
...a yedi kapılı zindanların önünde alıyoruz soluğu. Gömleğimiz kan, ağzımız şarap, bıyıklarımız cigara kokuyor. Gözlerimiz yaşlı. Çocuk gibi yumuşatmış bizi kuşluk mavisi. Hocanın uykulu sesi. Zaten ne doğru gitti ki hayatımızda bu...
...ar patlamaz kanlı parmaklar havada bir iki dönüp şıpır şıpır yere dökülmeye başladı. İçlerinden birinin kanlı gözleri bana döndü. Bana bakmasaydı, belki de bir demir parçası karnından girip sırtını parçalayarak çıkmayacaktı. Ke...
...lmiyorum. Sırtımı ağaca yaslamışım, bacaklarıma uzanmış başı okşuyorum, saçlarına dokunuyorum. “Salih” dedim. Gözlerini açmadan elimi tuttu. “Sonu olmayan bir boşluğa düştüğü halde asla kaybolmayan şey nedir?” Kalbim fırlayacaktı...
...im. Sayfaların arasındaki herhangi bir satırda takılı kalıp uzun uzun düşüncelere dalabilirdi. Böyle bir anda gözlerini kapatıp önce kokumu hisseder, sonrasında beni zihninde hatırlamaya çalışıp kabataslak bir portremi çizebilird...