..., donarak ölebileceğimi düşünüyorken; sağımdaki apartmanın giriş merdivenlerinde sızmış bir şarapçıya takıldı gözüm. Yaklaşmaya cesaret edemedim donarak ölmüştür diye. “Ölmüş bir insandan ne zarar gelir ki?” diye düşündüm bir...
“gözü” sözcüğü
89 yazıda 112 geçiş bulundu.
gözü, gözükara, gözükecek, gözüken, gözükmek, gözükmekle, gözükmektedir, gözükmekteydi... eşleşmeleri dahil edildi.
...an, ışık da dolayısıyla bu tanımlamaya dahildir. Kısacası ışık insanın içindedir. İçinde ışık olmayan insanın gözünde, gördüğünde de ışık yoktur. Işığı olmayana ise, nasibinde varsa o ışığı bulur. Yoksa karanlıkta kalmıştır. Al...
...ahlak diye bir şeyin olduğunu öğretebilirdi hepsi o kadar. Tüm bunları düşünürken kendisine doğrulan bir çift gözü fark etti. Aralarında dört kat mesafe olduğu halde bu iki insanın arasına giren mesafeyi ölçmek için şu anki...
...r, elde edilemeyen sonuçlar ve buna benzer her şeyi, bilgisayarlardan ziyade, insanoğlundan temin edebiliriz. Gözünüzün içine bakarak yalan söyleme işlemini başlatabilen bu canlı türü, bilgisayarlara diz çöktürecek cinsten işlemc...
...su buharından başka bir şey değildiler oysa ki. Bir süre tavanı seyredip durdum. Hatalı boya lekeleri çarptı gözüme. Evet, dünyaya hoş geldim. Ne vardı daha çok kalsaydım rüyamın içinde. Kendimi uyandırdığı için kızdım kendim...
...un çöküşü… Bizim ülkemizde her yeni gün, biraz daha kayıp hanesine yazılıyor. Kadınlar evlerinde, sokaklarda, gözümüzün önünde öldürülüyor. İsimleri haberlerde birer istatistik gibi geçiyor, failler ödüllendirilmişçesine serbest...
...a baktı. Ne kadar da yüksektiler. Şehir onu yutacakmış gibi hissediyordu. Televizyonda gördüğü her şeyi böyle gözüyle görmek onu çok etkilemişti. Terk ettiği kasaba da yüzyıllarca uzaktı artık ona. Hızlı adımlarla çirkin bir be...
kiraz dalı gölgesiyle uyanıyorum yüzümde, gözümde oyuncu bir güneş nemli toprağa dokunuyorum parmak uçlarımla öbek öbek karıncalar bahara uyanmış sadık bir dost gibi yüzümü yalıyor ılık rüzgâr gülümsüyorum, yıllar sonra ilk kez...
...ayım şimdi… Acıyı hissediyorum her zerresiyle, duyuyorum, hayal olamaz diyorum; gerçek hepsi. Elimde tutuyor, gözümle görüyorum. Yerden bir avuç toprak alıp yanaklarıma sürüyorum. Ufacık taşlar dağlıyor yüzümü. Keşke, keşke bir...
uyanıp her sabah yokluğuna gözüm yaşı ile yuğdum yüzümü sıvadım kolları iş çokluğuna bahar gösterdim hep ele güzümü taş taşıdım, hasret çok daha ağır yarama tuz bastım, ezdim üzümü korktum, adın benle kötü anılır bahar göster...