...ken, “Ah be Naci Bey, oldu mu şimdi hatırlatıp durmak. Yaramıza dokunmak,” demişti hemen, alınmış gibi. Halit gülümsemişti, oldum olası severdi tatlı atışmalarını. Akşamları da ozanlar gibi doğaçlama dizeler okurlardı paslaşarak. İk...
“gülüm” sözcüğü
6 yazıda 6 geçiş bulundu.
gülüm, gülümdeki, gülümse, gülümsedi, gülümsedik, gülümsedikten, gülümsediler, gülümsedim... eşleşmeleri dahil edildi.
...gisi bir gerekliliktir? a. Katilimize gülümsemek. b. “Ah” ya da “vah” çekmek. c. Size saldırmakta olan katili gülümseyerek etkisiz hâle getirmeye çalışmak. d. Vedalaşmak.
...ekrar su yüzüne çıkıyorlardı. Masasına istiflediği açık pembe dosyalardan ilkine başlıyordu ki çaycı Resul’ün gülümsemesi dolmuştu küçücük odalarına: “Günaydınlar efendiiiiiim. İsteyen var mı tavşankanı çaydaaaan?” Diye tepelerinde...
...dan sıyrılıp kameraların önüne gelen bir yüz belirdi. Gülümsüyordu… Daha önce kimsenin yüzünde görünmeyen bir gülümsemeydi bu. Beyoğlu’nda bulunan din adamları ve filozoflar kadının etrafını sardı. Bütün gözler kadının üzerindeydi....
...erin altına büzülmüştü. Sevmek için uzandığında kedinin altında duran yün terliklerini gördü. O gün üçünü kez gülümsemişti. Bir süre sonra dış kapının sesini duydu. Gitmişti adam, en iyi bildiği şeydi. Bakmadı ona mutfak camının ard...
...n arasındaydı dar sokaklar. Bu sokakların arasındaydı bütün hayatlar ve bu hayatların arasındaydı bütün çocuk gülümseyişleri. Onlar ki buldukları taşı kaldırdıklarında kaçışan böceklere hayretle bakarlardı, kolye yaparlardı iğde çekir...
...akiler etkilenmiş gibi yaptılar. Patronların akıllarından neler geçtiğini kimse anlayamazdı. Yüzlerinde sahte gülümsemeleri, işbirliğine hevesli, dürüst işadamı maskeleri vardı ama aşağı yukarı; imzaları atalım da sonra sizi aradan ç...
...unabiliyoruz. Bir şeyler isteme lüksüne nereden sahip oldum ki? Ağlamak için çok geç bir zaman Sophia, Sadece gülümse ve uyut beni. Uzat ellerini ve uyut beni Sophia. Bugün biraz dolu gibiyim. Uçuşan ruhumu saymazsan tabi. Karm...
...akları saçları arasında dolaşan Tuncay “Siz anlatırken kendimden utandım amirim” dediğinde İbrahim Başkomiser gülümsedi. “Şimdi ne utanma ne de hayranlığını anlatma zamanı. Vakit kaybetmeden şu işe el atalım.” Masadaki suskunluğu...
...uzaklara gidecekti ve bir daha dönmeyecekti bu köye. Nuriye, peşinde kedisi Tüylü’yle abisinin yanına gelmiş gülümsüyordu. Tüylü bir sıçrayışta duvara çıkmış, Çetin’in kucağına bırakmıştı kendini. “İnanıyorsun bana değil mi Tüylü?...