...atmak için doğrulduğunda onu gördü karşısında. Bembeyaz dantel elbisesi üzerinde, saçları hafif dağınık topuz gülümseyerek ona bakıyordu. Korkudan donup kalmıştı. Korkmana gerek yok, ben de buraya gelip, beni bulmanı bekliyordum. Se...
“gülümseyerek” sözcüğü
36 yazıda 45 geçiş bulundu.
...sonra eski evlerin arasında karşısına çıkan bir çorbacıda buluyor kendini. Garson bile anlıyor şaşkınlığını, gülümseyerek bakıyor ona. Elleri titriyor kaşığa uzanırken. Ekmek doğrayıp kaşıkladığı mercimek çorbası nasıl da nefis. Sı...
...’la kavunun DNA’ları deney masasının altındaki çöpü boylamıştı bile. “Şimdi kalan kavunumu yeme zamanı,” diye gülümseyerek odadan çıkan Tayfun’un ardından hemen çöp sepetine eğilen adam, iki tüpü de kazağının altına saklayarak hızla...
...obanın yanında tutup biraz sallarsan, yazacaktır.” Kalemi de Zehra’yı da göğsüme basmak istediğim o an sadece gülümseyerek, “Öyle mi, peki öyle yaparım Zehra” diyebildim. Ve şimdi, altı yıl sonra; elindeki cips paketleri yerine fene...
...r onu nasıl bir adama çevirmiş, merak ediyordum. Nihayet ikimizden birinin bu sessizliği bozması gerekiyordu. Gülümseyerek “Konuşmayacağız galiba,” dedim. O da “Sana bakıyordum. Değişmemişsin,” diye karşılık verdi. “Yaşlandık, değiş...
..., onlar gibi uçuşmak istedim, solmadan önce. Açık pembeden koyu pembeye, içine dönen sardunya yaprakları gibi gülümseyerek uçuşmak istedim. Beşinci kattaki evimin, penceresini açtım, temiz havayı içime çektim. İçime dolan hava sayes...
...na hayır anlamında başımı sallamıştım ya. İşte sende bana; "Güliz, gül gibi güzel iz bırakan demek." demiştin gülümseyerek. Bende seni öpüp, "Öylemi sahiden?" diye sormuştum çocuksu bir saflıkla. "Öyle" deyip eklemiştin. "Bak bu döv...
...eh susuzluğumu gidermeye yetiyor. Kadeh elimden kendiliğinden kayboluyor. Şaşkınlıkla elime bakıyorum. Şeyhim gülümseyerek, ''Kalıcı olan özdür derviş, kabuklar kaybolup gitmeye mahkûmdur.'' diyor. ''Dünyada gördüğün ne varsa kabukt...
...gördüğümde kendimle ilgili düşüncelerimi bir süre ertelemeye karar verdim. Beni görmesi için elimi kaldırdım, gülümseyerek. O, daha çok yorgun... Masaya doğru yürürken beresini çıkardı. En tepede huysuz bir saç dimdik durdu. Cemal k...
...rsun, çünkü etmelisin... Hem bak, artık bacakların sapasağlam… Haydi koş bakalım arkadaşlarının yanına!” dedi gülümseyerek ve başka bir şey söylemeden ormanın derinliklerine geri döndü. Şimdi ise “Tahribat-ı Tadilat” anlamsızlaşmışt...