...'yi görmek konuşmak varlığından mutlu olmak 'ihtiyaç' haline gelene dek bekledi. Uzun süre yüzünü göstermeyen güneş bir Mart sabahı acıdı İstanbul'a bütün haşmetiyle doğuverdi, insanlar gülümser gibi oldular o sabah, hamd ett...
“gün” sözcüğü
631 yazıda 1.399 geçiş bulundu.
gunslınger, gün, günah, günaha, günahkar, günahkarım, günahkâr, günahla... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...de dul damgası vurup adını çıkarırlar insanın hemen. Ağabeylerim almaz, hatta öldürürler beni. Annemse nikâh günü ‘Bak kızım oldu bir kere, karşı koyamadım horantaya. Benim ekmeğim onlardan. Biliyorum hiç sevmiyorsun o adam...
...dan sıvasının döküldüğü bir evdi. Sıva aralarındaki deliklerden, dışarıda doğan güneş parça parça içeri girip günün tek misafiri olarak sigara külünün tabaka oluşturduğu bazı kısımlarının da delindiği mindere oturarak yerini...
...ardı. Ezgi; bu dürtüsü karşılık bulamayınca alık bir hayvana eş olurdu fakat çoğu zaman bir çaresini bulurdu. Günlük uğraşlarını yaşamın öncelik sıralamasında tepeye oturtan sığ endişelerini, karasineklerle bir kovalamaca oyun...
...bir çocukluk geçirmişti belki. Ama kendisi için her şeyden önemli olan ruhuna karşı yaptığı bu ihanet, onun o gün orada evinin en sevdiği duvarının en sevdiği tablosunu kirletmesini önlemişti. Tabii ki sadece sekiz yıllığın...
...eğiyle baş başa kaldı. Bir, camdan dışarıyı seyretti, bir kendisini. Bir dışarıyı, bir kendisini… Silmeli son günlerin izlerini. Akmış rimelini, rujunu, dağılmış fondöteni, orasına burasına yapışmış pulları, göz izini, dudak izi...
...Bunu alenen yapmanın doğuracağı sakıncalar da gözlerini korkutmuyor değildi. Çalışmalar gizli yürütülecekti. Günler geçmesine rağmen elleri boştu. Nedeni bilinmeyen suskunluk işi zorlaştırıyordu. Alevlerden, yanık et kokusund...
...anlar yaşamın içinde kaybolmuş. Zaten yaşamak için yiyen, yemek için çalışan insanlar buradakiler. Ölecekleri güne kadar yaşamış olmak için vakit geçiren insanlar. Galip biliyor ya, o yüzden sakin bu sokaklar, renksiz. Hava...
...alayıp seni içinden alamıyorum, alıp etten kemikten seni saklayamıyorum ama zamanı paramparça ettim. Geçmişin güneşi altındaki tüm gölgelerimizi topladım. Her yer seninle öylesine dolu ki tek bir anın dahi güneşte silinmesini...
...az etrafta gezdirdikten sonra Ziya’nın oturduğu masayı buldu. Ağustos sıcağının tüm derisine nüfus ettiği bir güne daha aralarındaki anlamsız gerginlikle karşı çıkmaya hazır değil gibiydi. Biraz da kızgın güneşin etkisinden...