...adıklarını anlamamakta ısrarcıydılar. Yağmurun şiddetlenmesiyle sağa sola dağıldılar. Yağmur uzun sürmemişti. Güneş yüzünü gösterirken az önce kaçışanlar tekrar toplandılar. Şişli meydanında trafik ışıklarının birkaç metre ge...
“güne” sözcüğü
110 yazıda 133 geçiş bulundu.
güne, günel, günelin, güney, güneybatı, güneybatısında, güneyde, güneyden... eşleşmeleri dahil edildi.
...güne kadar… İki katlı evin üst balkonundaki köşesinde, sandalyeye çakılıydı adeta. Veda etmek için acele eden güneş gökyüzünü kızıla boyamıştı. Deniz, mavisini yitirmiş, gümüşi parıltılarla oynaşıyordu. Her akşam bu vakitte K...
...andır, dedim. O an olan her şeye “sıcaktandır” diyebilirdim. İleride ufak bir ağaç. Yapraklarının rengi henüz güneşte ezilmemiş. Gölgesinde soluklanayım, diye düşündüm. Fakat vardığımda ağacın altında bir başkasının oturmuş old...
Güne kahve ile başlamayı ne zaman âdet edindiğimi düşünüyordum, sıcacık, mis kokan kahvemden ilk yudumumu alırken. Sabah uyandığımda ilk iş yatağımı toplar, sonra kendime kahve koyarım. Kahve demlenirken, biraz dans ederim....
.... Ellerimde senin geleceğinin kanını taşımaktan duyduğum azap beni öldürüyor kardeşim, bu ıstırap beni günden güne çürütüyor. Ruhumun ruhunla tamamlandığını hissederdim yanında, yanılıyormuşum. Bizim ruhumuz zaten iç içeymiş...
...alevleri hiddetlenip bütün gezegeni sarmış, üzerindeki tek bir canlının gözünün yaşına bakmamıştır. Gözü hep Güneşte olan Dünya’nın en tatlı gülümsemeleri Venüs’ün gözünden kaçmaz. Mars'ın aksine, Venüs bazı şeylerin güzel tar...
...r. Kolumun arasındaki topu nereye bırakacağımı bilemezken, sol bacağım titremeye başlıyor. Kur'an okuyorum... Güneşin henüz göğü aydınlatmadığı seher vaktinin birindeyim. Koyu kahve renkli rahlede bağdaş kurmuş vaziyette kısık...
...ğini sandığını gördüm insanoğlunun. Mevsimlere, aylara, güneşe ve aya hükmedebileceğini sanıyorlardı. Koskoca güneşi alıp da kutuya koyabileceğini sanıyordu koca koca insanlar. Karanlığa gömülü beti benzi atmış kaybeden insanl...
...arı, koyakları doldurdu. Bütün yaratıklar uyandılar yuvalarından dışarıya çıktılar, tembel, uyuşuk, mest ılık güneşin altına serildiler. Çiğdem çiçekleri sapsarı tomurcuklarının ucuyla toprağı yardı. Birkaç sabah sonra da açıla...
...me, bebeye yazık günah! Aşhen deliliğin sınırında umutsuzluk ve kederden koyulaşmış gözlerini taşıyan, kirden güneşten kararmış yüzünü çevirdi sese doğru. Adam o kadar uzundu ki yüzünü görebilmek için başını yukarı ,gökyüzüne ba...