...ğımda sallıyor oluyorum hep. O mahalleden çıkamıyor, hep saklambaç oynuyor, hep sek sek oynuyorum. Üç-beş gün habersiz kaldığımda sokağımdan, akşamları bitmek bilmeyen anı yolculuğuna çıkıyor, 'ya çocukken...' diye başlayan cüml...
“hab” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
hab, haber, haberci, haberciler, haberciliğini, habercisi, habercisidir, habercisiydi... eşleşmeleri dahil edildi.
...karar verdi, buna rağmen yanına bavul bile almadı, sanırım yeterince tuhaftır. Kimseye, üstelik ailesine bile haber vermeden de evinden çıktı. Yürüyebildiği kadar yürüdü, yürüdü, yürüdü ve yürüyemediği zaman da koştu,-o sırad...
...kovalamadığı gibi. Zaman, geçen onca zaman bomboşmuş meğer. Kendime güç bela yola çıkmadan önce, ölmüşüm be, haberim yok dedim. Yakamoz ışığı gibi bir ışıkta baktım suratıma. Gördüm kurumuş dudaklarımı, kızarmış gözlerimi, ısl...
...sevgiliden yüz çevirten nedir?'' ''Haşa Şeyhim, ne yüz çevirmesi. Ondan dönen yüz ne diye yüz olur ki. Ondan haber getirmeyen kuş, gerçekten kuş mudur? Onu anımsatmayan söz, küfürdür benim için.'' ''Çok güzel söyledin derviş...
...zmayı seversin bir de kartpostal koleksiyonlarını her şehir her sokak yeni insanlar sana göre tanrının bizden habersiz bıraktığı kardeşlerimiz ve aklında hep yalnız değiliz düşüncesi gezmeyi seversin inan ben de severim yeni dün...
...okunmaya başladı. Böyle ikindilere kadar yatılan bir evde bereket mi olurdu! Ne olurdu sanki kocasına müjdeli haberi verdikten sonra gelseydi ama gelmişti ve susup önüne konanı yiyeceğine, “Bu densiz. Bu utanmaz. Ne yaptığını...
...ünde doksanlık yorgunlukların izi donmuş bu adam aynı adam olamazdı. Ne feryatlarına yetişen komşuları ne acı haber üzerine soluğu köyde alan oğulları söndüremezlerdi içinde alev alev yanan ateşi. “Ninee!.. Nineee! Firdevs dö...
...her şeyin zamanla. Seni ne kadar özlediğimi bir bilsen! Her gece gökyüzünde seni görüyorum esasen. Yıldızlar haber veriyor isminden her gece, Seni yakından görmek, saçlarını okşamak istiyorum sadece... Alice'im! Sevgililer ş...
...gelecek neden vardı ki? Gelecek umutla beslenirdi. İnsan umutla yaşardı. Yüzüne düşen damlayı yaz yağmurunun habercisi zannetti. Bu, zandan ibaretti. Hüsn-ü zan etti. Geleceği, güneşli günlere gebe zannetti. Geçici değil, kalıcı...
Bizim dostlar haber salmış, Özlemişler selamı Çekmişler hoş kafayı Birisi köyden Selami Diğeri adsız bir Melami Ne yaptık ne ettik, Dert biriktirmeye sözleştik Oturduk Fertek köşelerine Ağırdan ortam derken Anlattı bizim Sela...