...iyorum böyle havaları! Bazen ölesim bile geliyor. Durgundu. Ebruli saçlarını eliyle iteledi, hemen sonrasında hafif bir gürültü hâkim oldu bulunduğu yere. Ses büyüdü, toprak milim milim ıslandı; öyle bir ıslandı ki bundan beş...
“hafif” sözcüğü
91 yazıda 120 geçiş bulundu.
hafif, hafife, hafifledi, hafiflediğinde, hafiflediğine, hafiflediğini, hafiflemesi, hafiflemesine... eşleşmeleri dahil edildi.
...ır zangır titreyen oğlanı kucağına aldı, ayağıyla kapıyı kapatıp kucağında Nuri içeri doğru yürüdü. "Ne kadar hafifsin sen". Avuca sığmış bir kuş gibiydi Nuri Hıdır'ın kucağında; hani insanın avucunda gövdesi anlamsızlaşır kalp...
...aya doymuyorlar be kızım" dedi Halime Hala Nermin'e hitaben. Diğer misafir kadın ve iki ergen kızı yerlerinde hafifçe kıpırdandılar. Herkes bu laf bana mı geldi muhasebesi yaparken o konuşmaya devam etti. "Benim anam otuz iki y...
...görünce sevindi. Kaldırıma ukdeyle oturmuş bir insanı güldürmenin zor olduğunu bilirdi. Bu sebeple kendisiyle hafiften gurur da duydu. Oturan adam ayağa kalkarak Deniz’in omuzuna doğru elini hareketlendirdi ama sonra ellerini...
...ş dönüyorlar durağanlığa. Benim için en huzur verici hâlleri, yaşamın ritmine uymuş da dans ediyorlarmış gibi hafif hafif oynaştıkları o anlar. Öylece onları seyredip yaşamın tekdüzeliğinden memnun olabilirim. Arkadaki sesler...
...u bekleyen türlüye baktı. Çok sevmezdi ama guruldayan midesinin hatırına yiyecekti. Üstelik tadı çok güzeldi, hafif acılı. Adam türlüyü yerken hiç de hafif olmayan acılarını düşündü, pişmanlıklarını… Bütün keşkeleri kadının ö...
...gökteki yıldızlara rakip olacak bir parıltıyla bakmıştı bana. Ellerini usulca birbirine kenetledi ve vücudunu hafiften masanın üzerine taşıdı. Kocasına çok daha yakından bakabiliyordu artık. “Evet. Tamamen doğru anlamışsın. Ben...
...ir onda, bir anahtardaydı. Göz hareketlerimle birlikte nabzım giderek hızlanıyordu. Koltuktaki, yanıma geldi, hafifçe kolumu kaldırdı. Tekrar yerine oturdu. Elim, anahtarın üzerinde duruyordu şimdi. Bu tehlikeli hamleyi fark ed...
...ineğe benzettim. Önüme oturdu, uzun dili dudaklarından sarkmış bir vaziyette deli gibi kuyruğunu sallıyordu. Hafifçe başını okşadım, ıslak burnunu tekrar avucumun içinde gezdirmeye başladı. Çavdar tarlalarında böyle tuhaf şe...
...ve çarpık yürüyüşüyle hemencecik tanıyıvermiştim. Yaklaşık üç-dört geniş adım sonunda karşıma dikildi. Başımı hafifçe eğip selamladım. Gülümsemeyle karşılık verdi. Uzun süredir üzerimden atamadığım ruhsal krizler, beni sesten v...