...ırtma bu; kitabın sondan başlayıp nasıl o noktaya ulaştığını okumak da kitabın pozitif yönlerinden. Kimlikler hakkında verilen bilgilerin sözlük bilgisi gibi kalması, karakterleri sadece okuduğumuz fakat tanıyamadığımız hissi ya...
“hakk” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
hakk, hakka, hakkak, hakkaniyeti, hakkaniyetin, hakkaniyetli, hakkedene, hakkedilmiş... eşleşmeleri dahil edildi.
...savunma mekanizmamız fazlaca çalıştığında size çeşit çeşit hastalıklar getirecektir. Yani, ülkenizin siyaseti hakkında savunduğunuz görüşe hakaret eden birilerini gördüğünüzde ve eğer gerçekten bu görüşlere sonuna kadar inanıyor...
...karşılıksız güvenin de arasında kalıyor. Arapçada aşk anlamına gelen birçok kelime öğrenmiştim. Madam'ın Baba hakkında en sevdiği şey ise anlamadığım bir kelimeydi. Şiirsel, neredeyse lirik bu romanı okurken yazarın Orta Doğu'da...
...erin odun ateşiyle ısınmakta olduğunu düşlerdim. Bacalardan çıkan dumanın kokusu mahallelinin yakacak tercihi hakkında bir fikir verirdi. Kim köyden odun getiriyor, kim yazın yaptığı tezeği yakıyor aşağı yukarı belli olurdu. Hav...
...ini sarı yağmurluğunun ceplerine soktu. ‘’Aferin be aslanım vallahi iyi yapıyorsun. Tozlu parmaktan su içmeyi hakkedene öyle vereceksin tabii. Sanırım haklısınız boşuna gurur yaptım. Benim neyime gurur? Ekmeğin peşine düşmüşüz bi...
...karısı. İşte bu yüzden ses etmeden “Olur,” demişti “Giderim.” Tabii ya, başkalarının hayatını zehir etmeye ne hakkı vardı. Şehir uzaktan kendini yavaş yavaş göstermeye başlarken, son durağa iki durak kala delikanlı yerinden k...
...yere vururken onu, ben nasıl içimdeki şüphe kırıntılarını yok edebilirdim. Yıllarca aynı cümleleri duymuştum hakkında; “Ne zaman bizi önemsedi ki zaten. Bayramlarda bile sanki zorla öperdi elimizi, sanki zorla gelirdi akraba zi...
...yaşından büyük gösteriyormuş. E, âdet de gördüğüne göre… Ömür boyu ona bakacak değillermiş ya. Hem onların da hakkıymış torun görmek… Vapur, adadan uzaklaşırken bir özgürlük havası sardı benliğini. Koyu yeşil çantaya kilitlenmiş...
...em…” *** “Siz teyzenlere gittiğiniz gün çok sıcak mı sıcak bir gündü. Rüzgâr bile kendi payına düşen esintiyi hakkıyla yerine getiremiyordu. Mahallenin aşağısında duran dondurmacıdan tüm çocuklar dondurma almak için sıraya giriy...
...n gölgeleyen dev bir ağaçtı artık. Her geçen gün, hastalarına şifa dağıtan bir hekim olarak geçireceği günler hakkında biraz daha az hayal kurmaya; yüzlerce seyircinin önünde piyano çaldığını ve bitirdiğinde insanların onu çılgı...