..., karşılarındaki etekli kızları bilimsel bir deney yapacak gibi inceleyen gençler, düşük bel pantolon giydiği halde yukarıdaki demirden tutunanlar, camdan saçını düzeltenler, her seçimde aynı partiye oy verdiği halde “ne olac...
“hal” sözcüğü
39 yazıda 44 geçiş bulundu.
hal, hala, halalarım, halam, halamla, halamın, halanın, halası... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...“Herkes yapıyordu, ben de yaptım.” bahanesine sığınarak yaşayanlar sayesinde “insan doğası” bizim yaşadığımız hâlde. İnsan doğası, bir noktadan sonra vicdanla çakışıyorsa sonuna kadar, tekrar tekrar, ısrarla bu doğada terslik...
...seneler sonra bir araya gelmeleri, yine topluma bir aidiyet duyamayan eşinin de varlığıyla daha da trajik bir hâle gelir. Sorgulamalar hızlanır, soru işaretleri çığ gibi büyür ve geriye önemli tek bir nokta kalır: Bireyin bu...
...işini iyi yaptığını söylüyorsa ona teşekkür etmeliyiz. Evet madem sen işini iyi yaptın, görevini tamamladın o hâlde. Senin yapacakların bu kadar olmalı, sen çekil de şimdi başka iyi şeyler yapacak başka biri gelsin. Kendisini...
...lduk. Onunla ortak ilgi alanlarımız süs-püs (o yıl salkım saçak iri küpeler moda olmuştu, Derya gözümün önüne hâlâ o küpelerle gelir), oğlanlar ve dersleri derste dinleyip akıllılık etmek, olmadı birlikte çalışarak yaz tatil...
...ik profillerin altında ezilmiş, teller tarafından delik deşik edilmiş, ne yumurtasına ne de etine el sürülmez hâle gelmiş birçok tavuk var meydanda. Kuduz köpekler tavuk eti de sever ama sırtlanlardan onlara pek bir şey de k...
.... Hiçbir şey diyemedim. Orada öylece kalakaldım. Meğer ben başaramamışım. Unuttuğumu sandığım o kadını, meğer hâlâ uykumda çağırır, hâlâ adını sayıklarmışım. Bir kadının yatağında, bir başka kadını sayıklamak… Ah! Ne kadar a...
...dı peşine. Geldikleri yer sineğin dişleri kadar tanıdıktı ama çıkaramıyordu. Bağırmaya başladı. Sesi balonlar halindeydi ve tüm hecelerini birinin birleştirmesine ihtiyacı vardı. Suya vurmaya başladı. En sonunda biri geliyordu, ay...
...ce 2 dakika geçmiş olduğunu gördüm. İki dakikada beni nasıl fark edebilirdin ki, affettim seni. Çok güzeldin, hâlâ çok güzelsin. Elbisenin sana ne kadar çok yakıştığını bir kez daha fark ediyorum, öyle ki hiçbir kötü gün, hi...
...ra çarpabilmişti. Karanlık duvarları yoklaya yoklaya odayı geziyordum. Kapının hemen kenarında duvara yapışık hâlde bulduğum kalın kitabı elime aldım. Gövdemi ve kitabı birinci odanın penceresinden gelen ışığa çevirerek okuma...