...ağa neden kalkmamız lazım? Çünkü insan, oturduğu ve yattığı yerden hiçbir şeyi halletmemiştir bugüne kadar ve halletmeyecektir. Kendi içimizdeki savaşı kazanmadığımız sürece hiçbir dış savaşta gerçek bir zafer kazanamayız. İçimizdeki kı...
“hal” sözcüğü
39 yazıda 44 geçiş bulundu.
hal, hala, halalarım, halam, halamla, halamın, halanın, halası... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...k var olmaya devam eder. İnsan, sınırlarını esnettikçe yalnızca daha dayanıklı değil, aynı zamanda daha özgür hâle gelir. Sonunda bu özgürlük, insanın en saf hâliyle kendisi olmasına olanak tanır. Esneklik, yaşamla kurulan s...
...rli, folluktan yeni alınmış yumurtalı, kuzinede pişmiş börekli kahvaltıyı güle oynaya midelerine indirdikleri halde bağ bozumuna gidince üzümleri asmalardan altın ellercesine nazik nazik alıp öyle iştahla yerler ki. Sokaklara...
...da tepetaklak olmuş, öyle büyük bir depresyon geçirmişti ki istemediği kadar kilo vermişti. Ama sevinecek bir hâli kalmamıştı buna, önünde sil baştan yaşaması gereken upuzun bir hayat vardı ve kendisini öyle çaresiz öyle yal...
...Bir köşede içkisini sessizce yudumlarken küçük bir deftere bir şeyler yazar. En fazla iki saat oturup gider. Hâlimizi hatırımızı da sorar tabii. Bir eksik, bir ihtiyaç varsa ona mutlaka söylememizi ister. Kendi hâlinde bir adam...
...an ki size ekmeğin fiyatının sene sonu kaç lira olacağını düşündürüyor. Heyecan bu ya; Malatya’da dolar yakıp halay çektirerek kutlamalar yaptırıyor. Öylesi heyecanda; geçilse de geçilmese de, tedavi olunsa da olunmasa da gar...
...! (İnşallah duymuştur son dediğimi, ah be evladım!) Vaktiyle kimsenin ciddiye almadığı bu sülüntaları Takunya halkının gözünden düşürmek için "bunlar bir avuç bıcırık" demişti Başkan. Takunya halkı -Ekvador halkı kadar olmasa da...
...enmek istiyor. Ona yapacağı iyilik için yüklü bir miktar da para ödeyeceğini söylüyor. Her anı planlamış. Ama hâlâ tam olarak emin değil, cevap arıyormuş gibi. Kararlı da duruyor. Tıpkı hayatımız gibi. Tıpkı bizim zaman zama...
...dı peşine. Geldikleri yer sineğin dişleri kadar tanıdıktı ama çıkaramıyordu. Bağırmaya başladı. Sesi balonlar hâlindeydi ve tüm hecelerini birinin birleştirmesine ihtiyacı vardı. Suya vurmaya başladı. En sonunda biri geliyordu, ay...
...ı. Gururla kulaç attı. İlk atlayan gencin uzattığı dost eline yapıştı. Kıyıya çıktığında kucaklaştılar. Alkış hâlâ kesilmemişti. Alkışların şevklendirdiği kısa boylu şişman genç göz açıp kapayıncaya kadar soyundu. Eskimiş pa...