...kadarıyla isteyerek körcesine atıldıklarını görmek çok üzücüdür." XIX. yüzyılda oryantalizmin bir bilim dalı hâline gelmesi ve bir siyasi tercih olarak gelişmesi, bazı durumlarda seyahatnamelerin birer siyasi araç hâline gelm...
“hal” sözcüğü
39 yazıda 44 geçiş bulundu.
hal, hala, halalarım, halam, halamla, halamın, halanın, halası... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...nızda, işte o zaman, bir gece ormanda marşmelovlarını ateşte pişirip el fenerlerini çenelerine dayarken saçma halk efsaneleri anlatan şişman izci çocuklardan bir farkınız olurdu. İlerledikçe iç sesiniz yok olur ve herhangi b...
...her an ise yaraların daha bir perçinleyip yeşillenecek. Sen nereye gittiğini bilmediğin upuzun yollarda seyir hâlindeyken; benzin ışığının sürekli yanıp sönmesi, olmadığı kadar çok gözünü alacak ve kaderine bir dolu laf ede...
...se duvardaki fotoğrafta yıldız yıldız gülümseyen adamın aynısı olmuştu. Sinek kaydı bir traş. Yeni olduğu her hâlinden anlaşılan kot pantolon ve üzerinde şık bir triko kazak. Yüzünde gülücüklerle yanıma geldi. Sırtımı okşadı. Ye...
Gökyüzüne bak, onu görebiliyorsun hâlâ Hâlâ yaşamda olan o son papatyayı bulup, Sevmek gerek, “Sevmiyor” yaprağından. Henüz bitmemişken, sonbaharı tutmak gerek En sıcak yerinden Ve hiç kış gelmeyecek gibi koşmak o yokuştan a...
...abama ziyadesiyle benziyor oluşumdu. Ben de zaman zaman benzer olaylara benzer tepkiler verdiğimizi, aynı ruh hâlleri içerisinde bulunduğumuzu, ısrarla bazı yanlışları savunduğumuzu görüyordum. Benzer yaratılışlardaydık. Açıkça...
...lılığı var sonbaharın gözlerimde Günyüzü göremedim tek bir gün Kalbimde Paleotik’ten kalma bir ilkellik Ruhum hala yerleşik değil Savruluyor göçebe bir halk gibi Bir bulut anlatıyor beni Yalnızca beni ıslatıyor gözleri Tek b...
...nim ilgimi çeken daha tam uyuşturucu madde etkisini göstermeden ya da etkisi geçmeye başladığında tanrıların "Hâlâ kendimi görebiliyorum!" diye haykırması oldu. Alt metinleriyle birlikte eserde üzerine düşünülecek çok şey va...
...h, büyükbaba; şu an sırası değil.’’ Başka bir seçeneğim yoktu, hafifçe camı araladım; alay ve korku dolu kahkahalarını duyunca şemsiyenin sapını kavradım. En uzun boyluları, kolunu arabanın üzerine attı, cama olabildiğince y...
...nra değil, otuz saniye sonra emekli olmalıydı. Tüm bu manzaraya uzaktan bakılınca her şey daha da korkunç bir hal alıyordu. Hiçliğin ortasında bağdaş kurmuş, başını iki yana sallayan bir adam. Titreyen ellerinde külü birikm...