...zanıp saçlarını okşadım, "Ne kadar tatlısın sen." Biriken kan yanaklarına pembelik kattığında daha da sevimli hâle geldi. "Ne yapıyorsun burada?" diye sorduğumda yanıma oturdu. "Saklanıyorum." Etrafıma göz gezdirip tekrar on...
“hal” sözcüğü
39 yazıda 44 geçiş bulundu.
hal, hala, halalarım, halam, halamla, halamın, halanın, halası... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ünçtür bu akşam Gözlerinde lügatlere sığmaz öfkesi kinin Kanında zift, dudaklarında yalanın ıslaklığı duruyor hâlâ Suretim herkesin suretine yabancı Bir alaycılık seziyorum bakışlarında. Yazan: Canberk Kaçar Sayı: 49
...am da burada işler karışıyor çünkü topladığımız verilerin biri, bir diğerini yalanlamaktan öteye geçmeyen bir hâlde beliriyor. Atasözlerinden daha güzel örnek olmaz bu konuda; gün gelir "Damlaya damlaya göl olur." deriz fakat...
...ardır” teorisine katılmıyorum. Yazma sanatı adı üstünde bir sanat dalı ve bu dal için olmazsa olmazları kural haline getirdiğimizde iyi bir yazar olunabileceğine inanıyorum. İyi bir yazar olmanın olmazsa olmazlarını sıralayaca...
...meleri silebilirdim, Isınmak için yakabilirdim Odamın perdelerini Yahut da yıllarımın ak kâğıtlarda toplanmış hâlini. En güzel denize anlatabilirdim sensizliğimi Boynuma geçirebilirdim ilmek ilmek saçlarını Dokuyabilirdim bile...
...artıyordu. Evin çevresi irili ufaklı taşla dolmuştu ama kendisi henüz bir bütün olarak duruyordu. Adeta yarış halindeydik. Büyük taş atacak olan "Ateşkes!" deyip evin yanına kadar sokuluyor, gülle gibi fırlatıyordu. Geri kalanlar O...
...yaprakları solmuştu. Biraz su bulması gerekti en yakın nehre uğradı sonra yanlarına gidip sarıldı. Yaprakları hâlâ çelimsizdi. 5 yıl önce de olmuştu bu, sanırım zamana ihtiyaçları var dedi, tekrar kapıya yöneldi. Toprağına b...
...ler, kuru kalçalar, türlü türlü apışaraları... Kadına dair her organ fosforlu ışıklarıyla Dara’nın çevresinde halay çekiyordu. Bütün kadınlardan nefret ediyordu. Kadınlar da kum gibi pırıltılıydı, kadınlar da kum gibi kaygan...
...Harker isimli katibin, Transilvanya'daki Dracula Şatosu'na gönderilmesiyle başlar. Şatonun ismini duyan bölge halkının tepkileri, yolculuğun garipliği ve şatonun daha arabadan inilmeden kendini gösteren tekinsizliği, Harker'ın d...
...ne sinen bu ölü kokusunu, nihayet her gün bir kısmımızın fırın ağızlarında yığın yığın birikip yağlı dumanlar hâlinde havaya karıştıkları, başkalarının ise kendi sıralarının gelmesini mecburen bekledikleri, serseme dönmüş bir t...