...diye iki minik vuruş yaptıktan sonra eğilip fısıldadı kulağına. - Hadi uzatma. Sen yedeğini değil, görmediğin hâlde senden öncekileri de hep kıskandın zaten. Ben sensiz, sen bensiz yapamayız. Biz bütünüz. Ne olursa olsun ayrı...
“halde” sözcüğü
105 yazıda 150 geçiş bulundu.
halde, haldedir, haldeki, halden, haldesin, haldeydi, haldeydim, haldeyim... eşleşmeleri dahil edildi.
...haberden sonra bir daha bu dünyaya ait olamadı. Hiç ama hiç nefes alamadı. Bıçak saplansa yarası kanamayacak hâldeydi. Var olması bir ağırlıktı artık kendine. Uçurum… Uçurumdur her kadın… Uçurumdur bazı kadınların son umudu bur...
...eşlik kurmaya kesinlikle izin vermiyor. Özellikle egzajere çavuş karakteri, her ne kadar karikatürize edilmiş hâlde olsa da, savaş psikolojisini insanlara dikte edebilmek için başvurulan yolları bize gösteriyor. Aşağılama, ki...
...an girer içeri Öyle bir an gelir ki yalnız kaldığına şükredersin Var mıdır sensizlikten daha beteri Ne yastık hâlden anlar ne de yorgan Aracı olmaktan çıkmıştır en derin uykuların Birer birer hatırlarsın onunla geçen ne varsa...
...da yaşadıklarının karşılığını görmek istemediği için... Bu daha da çoğaltılabilir. Peki, asıl sonu bildiğimiz hâlde niçin böyle bir gerçekten kaçıyoruz. Çünkü çağımız böyle istiyor. Genel görüşümüz üç günlük dünya için beş gü...
...şan) kullanılmıştır. Truffaut, diline tutkunluğuyla ünlü bir Fransız'dı. Bu sebepten film İngilizce çekildiği hâlde sette sürekli Fransızca konuştu. Zaten filmde yer alan kitapların çoğu Fransızcaydı. Truffaut’un kadınları ik...
...Öğretmenim, pencerede bir şey var.” Çocukların, kocaman meraklı gözleri bana döndüğünde ne yapacağımı bilemez hâlde, olduğum yerde kalakaldım. Çocuklar çoktan pencereye doluşmuş meraklı gözlerle beni izlemeye başlamışlardı. “...
...Çok içmişim mahallenin sokaklarında Kimse duymadı Yıldızlar kıvrıldı Ben sana evrildim Sen ne şekilsen Ben o hâldeydim Bugün nasıl var olduğumuzu açıkladı İsviçre Bahçende sızmıştım Ben duymadım.
...şimdi çok zahmetli ve acı verici geliyordu. Ama yaşamak için de avlanmak gerekliydi ve doğa o gözünü kapatmış halde ağaca yaslanmışken seçmesi için iki şık sunuyordu; avlanmak ya da ölmek. “Pekala’’ diye mırıldandı, yüzünü ov...
...veya asker, otobüs tesise girince en az bir tost, bir gözleme ısmarlardı. Kendi de gariban olduğundan anlardı hâlden. Bir gün dalı kırık bir gül bindi otobüse ortası kömür karası, akı ağlamaktan kan kırmızı olmuş gözlerle ve o...