..., tülbendini arkadan bağlamış bir halde pencereden başını çıkarır ve sitem dolu ses tonuyla bu efsunlu havaya halel getirmeyi başarırdı. "Oğlum! Kaç kere diyeceğim yeni ayakkabılarınla top oynama, eskilerini giy diye." Yüzünü...
“hale” sözcüğü
65 yazıda 76 geçiş bulundu.
hale, halef, halel, halen, halende, halep, halepten, halepçeye... eşleşmeleri dahil edildi.
...imparatorun bu tünellerle kaçtığı söylentisi vardır. Bu zamana kadar bu tüneller varsa bile artık kullanılmaz hale gelmiştir. 1992' den itibaren buranın özel sektöre devri konuşulur, İstanbul Belediyesi, Üsküdar Belediyesi,...
...laşırken genç adamın durumu gittikçe kötüleşiyordu. Bacağındaki ağrı onun ayağa kalkmasını neredeyse imkansız hale getirmişti. Sık sık başı dönüyor ve dalgınlaşıyordu. Kafasında birkaç düşünce tanesi beliriyor ancak olgunlaş...
...umun amacı hep aynıydı. Yorum yapan kişinin kendi kişiliğini karşısındakine bildirme çabasıydı. Daha açık bir hale getirmek için numara sırasıyla kişilerin size söylemek istedikleri fakat bu on kişi görme durumunu bahane ede...
...ji ve maddenin olmadığı dönem derken, bahsi geçen olguların algılanamaz durumda olduğunu, henüz algılanabilir hale bürünmemiş olduğunu belirttiğimizi de unutmamak gerek. Hiçbir şey yokluktan varlığa atlamadığı gibi varlıktan...
...olmuştu. Üç tarafı duvarlarla çevrili bu ev, eşyasız ve havadardı. Eşya bulunmaması düzensiz olmayı imkânsız hale getiriyor; duvarlardan birinin eksikliği ise evi hem havadar tutuyor, hem de rutubetten koruyordu. Mevsim ve...
...lerine dek yazılarını tamamlamaya çalışan bu adam bir yandan kan tükürür, sayfalarına kan damlar diğer yandan halen karakterlerine, çevresine bir sürü hesap vermeye çalışır. ‘’Eğer ruhum özgürleşmezse zincirlerden kurtulmanın...
...gelmişlerdi. Onların geldiği yerde 'kan davası' hayatın rutin işlerindendi. Sığındıkları yıkık dökük taş evi hale yola sokmaya çalışan anası ve ablaları bütün gün sessizce oturup gökyüzünü, uçan kuşları seyreden Nuri'nin se...
...ici acının izini taşıyoruz bir bıçak gibi göğsümüzde. Acıyı zamana bölüyoruz. Zamanın uzunluğu arttıkça acıyı hâlen ilk günkü gibi yaşıyor oluşumuza kızıyoruz. Sanki elimizdeymiş gibi. Sanki günler geçince acı da aynı oranda...
...ü hararetli tartışmalardan eser kalmamış… Eğer uyarı sistemlerini adım adım incelemezsek sonuç istenmeyen bir hâle bürünebiliyor. Ve bu cümleye kadar aklımızda tek bir pırıltı oluşmadıysa uyanma vaktini çoktan kaçırdık diyeb...