...i vazgeçmek söz konusu olduğunda diğerleri ayrı ayrı, kendi çaplarında birer dünya markası haline dönüşürler. Hangi birine tutunmanın, bağlılığın gücünü anlatacaksın ki? Vazgeçmek dedim ya, en çok da sevdiklerinden vazgeçmek...
“han” sözcüğü
12 yazıda 25 geçiş bulundu.
han, hana, hancı, handa, handaki, handakiler, handan, handanı... eşleşmeleri dahil edildi.
...irdekleri, çaydanlıkları, dedikoduları, bilhassa karısını boşayıp dost hayatı yaşadığı kadının evine yerleşen Hanife Teyze’nin ortanca oğlu Zabıta Amiri Ömer’i önüne katıp sürüklüyor. Sazanlar sokak lambalarının direklerine tu...
...apları satan şirketlerin yaptığı anketlerle ortaya koyulmaktadır. Tam burada, bu şirketlerin, yayın evlerinin hangi yöntemleri esas alarak, ne tarz kitaplar sattıklarını az çok bilmekteyiz. Kaldı ki günümüzde parası olanların...
...ğına döndü. Sanki o gün hiç yaşanmamış gibi yaptı, oluk oluk kan akıttı, içine de dışarı da damla sızdırmadı. Hani ağlasa rahatlardı da rahatlamak bunca yıllık kocasına ihanetti. İki bilemedin üç gün ağlayacak sonra tencered...
...lekçem hazır, sadece imza için güzel bir luger gerekli. -Vol.24- Hep birilerini özlemekle geçecek bir hayatın hangi noktasında mutlu olabilir insan? Vuslatı beklemekle mi ? Peki ya vuslata erince, bir çok şaire-düşünüre göre...
...lerimi Düşlerimde sana seni anlattım Kendini ne kadar da çok bilmiyormuşsun Ben sana seni öğrettim, Gelmedin. Hani çılgınca bulamadığımız o kitap vardı ya Bugün onu buldum Üzeri tozlanmış Üzeri yıpranmıştı Aldım, temizledim...
...a, sisli yağmurda bir başıma bırakıyor beni. Gök! Ben bunu neden yaşıyorum? Ey gizemsiz gölgeler, silüetler, “hani kuşlar ağaçlar, bin bir renkli çiçekler...” Güzel mi kokmuyorlardı yahut biz mi denk gelemedik? Salkım saçak...
...zülfikar değilsin kal orada biraz geçeriz senden de Allah kerimdir. 5. gerekse günahsız sırtlarda pas tutmuş hançerlerden geçeriz yıkmak için yeniden kurduğumuz şehirleri vaktidir solgun bakışlar yakmaların tokatlanmış çocukların a...
...fuk çizgisinde yok olmaya başlayan güneşin bütün aydınlığı da beraberinde götürdüğü bir akşamın başlangıcını, hangi kıyıdan geldiği belli olmayan jilet gibi bir rüzgârın yüzümün yarısını parçalarcasına yalayıp geçtiğini hisse...
...varmakla, onda kaybolmakla son bulmuştu. Ne kadar da hızlı düşmüştü yüreğime, ne kadar da ağırdı! Peki ya ben hangi ara tepenin bir yanına yüz çevirip diğer yanına geçmiştim. Şimdi beni sürükleyen aşk rüzgârına karşı durmayı...