Çok uzun zaman oldu; ama artık başarmıştım: onu unutmuştum. Kalbimin kapısını penceresini yeniden aralamış, tozunu almış, kirini pasını atmış ve iyice havalandırmıştım. Kötü düşünceleri, kötü tecrübeleri, hayal kırıklıkl
“hani” sözcüğü
136 yazıda 192 geçiş bulundu.
hani, hanife, hanifeyle, hanim, hanı, hanım, hanıma, hanımcığım... eşleşmeleri dahil edildi.
...tadı var ne kokusu…’ diyor. Böyle anlamlı bir sohbet açmasından cesaretlenip “Anne, Handan ablanın kızı vardı hani, bir subayla evlenmişti. Hiç haber alıyor musun onlardan?” diye soruyorum. “Handan’ın kızı yok ki. İki oğlu v...
...Mahalleden Nurten hanımların evinin önüne yığılan odunları bodruma taşımalarına yardım ettikleri gün, Nurten hanımın kocası, yardım eden tüm çocuklara birer lira harçlık verdi. Harçlıkları kapan çocuklar harcamak için hızla da...
...en kaşeleyip imzaladım. Biliyorum bu sizin hoşunuza gitmeyecek ama fiziksel olarak hiçbir sorununuz yok Nihal Hanım.” dedi. Devlet Hastanesi’nde söyleyemediklerimi tek tek sıraladım. İnanılmaz bir sükunetle dinledi beni ve “S...
...dan ve sizden de cevap bekliyorlar, harekete geçilecek ama kim kârlı çıkacak belli değil. Haberleri izlersek, hani şu ışıklı ve sesli kutular var ya, içinde takım elbiseli insan görüntülerini ve seslerini taşıyan, kafamızın...
...eniz, siniri hep bir, delirmeye ramak kalmış derdiniz. Tüm dünyanın onunla uğraştığını düşünür dururdu daima. Hani böyle, merkezde o, etrafı dikenli insanlarla çevrili. Tek akıllı, tek haklı, tek düşünür ve bu yüzden geri ka...
...boğmaya başladı. O an odaya tekrar baktı. Bu küçük odada eğreti duran tek bir şey vardı, o da kendisiydi. ** Hanife… Annesinin “kadife saçlım” diye sevdiği ilk göz ağrısı. Beline kadar inen koyu kızıl saçlarını kesmelere hiç...
...edeyse maaşının yarısını Ceyda Bank’a yatırıyor. Karısına ayaküstünde kırk yalan söylüyor. Ceyda da güzel kız hani. Bülbülyuvası dudaklarından dökülen melodili sözcüklerine, küçük kalçalarından aşağıya doğru uzunca bir yol k...
...ilirdim, çünkü Nilgün çok severdi. Beni gözleriyle okşar gibi izlerdi o zamanlar. Sesimi de fena kullanmazdım hani. Sonra bazen türküler söylenirdi, misafirlerimiz olur, dolaptan bağlama ve gitar çıkardı. Ne güzel okurdu Nil...
Toplantı odasının kapısı açıldığında yuvarlak masanın etrafındaki dört çift göz içeri giren işçiye döndü; daha doğrusu yük arabasındaki büyük koliye. Üç şirket ortağı ciddiyetini bozmazken coşkusu her hâlinden belli Müdü