...m: onu unutmuştum. Kalbimin kapısını penceresini yeniden aralamış, tozunu almış, kirini pasını atmış ve iyice havalandırmıştım. Kötü düşünceleri, kötü tecrübeleri, hayal kırıklıklarını eskimiş birer eşya gibi kapının önüne koymuş, kalbi...
“hav” sözcüğü
2 yazıda 6 geçiş bulundu.
hav, hava, havaalanı, havada, havadadır, havadaki, havadan, havadar... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
.... İnerken kırmızı ceketini eline alan siyahlı kadın dışarıdaki masalarda oturunca omzuna alıyor ceketini. Loş havanın içinde daha bir belirginleşiyor ceketinin rengi. Otobüslerinin yanına aynı firmanın üç otobüsü daha dizilmişt...
...arının farkında değillerdi. Kendisiyle göz göze geldi. 14. katta alkış tufanı koptuğunda beyaz maske terastan havalandı, maviliğin üstünde süzüldü, dağların zirvesine doğru kanatlandı, yalnız ve kırgın.
...balkonunda. Güzel bir gün olacağını hissetmişti nedensiz. Belki de uzun zamandır böyle olmasını istediğinden… Havanın; uzun zamandan sonra böyle ılık olmasından, böyle parlak bir gökyüzünü sarmalamasından… Aklına gelen dizeleri...
...ey Sizde yeşil gani gani Bitki örtünüz dolar Suyuyla hortumuyla beslenir Taşıma suyla fırıldak değirmen Hangi havuz hangi problem Dolmak bilmez delik cepler Yitip gider zaman Yaşlı bunak dansöz ihtiyar Bahçelerde yasak elma K...
...lenmiş, ah eden ile vah eden arası tek fark “v”, fark eden de yok gibi, ördeklerin vaklaması ya da köpeklerin havlaması gibi... Bir de “vedalaşma” eylemini yanlış anlayanlar var; üzerinde 7,9 milyar insan türü canlı formu bulundu...
...” diyemeyeceğim ama bu nasıl anlatılır bilemiyorum. İnsan değerli olsun ister, istisna olsun ister. Bana göre hava hoş değil, üstadım. Değil, hiç değil. Küçüklükten kalma bir el seğirmesi vardır bende. Damarım atar gibi. Gör...
...amış Litrelerce duman kusuyorum Yarından daha değerli her liram Yaprak kımıldamıyor kimi zaman Piyano tuşları havada asılı Her düşüş acı bir hatıra Parmaklarım kusmayı bekliyor üstünüze Yağmur başladı yine Bir adam söner cadde...
...olsalar. Başka bir dünyanın içine düşmüştüm yine. Dar sokaklara sapa sapa bir köy kahvesinin önüne gelmiştim. Hava öyle güzeldi ki. Meşe ağaçlarının altına konulmuş tahta masalarda oturan yaşlılara elimde selam verdikten son...
...i çocuk gelmişti. Kitabın o son yaprağını paramparça edip öfkeyle birinci odanın aydınlığına doğru fırlattım. Havada uçuşan onlarca yaprak parçalarının her birinde hayat kelimesinin yazdığını karanlıkta kalmaktan keskinleşmiş...