...zel tetkik etti. Anlamaya çalıştı mekanizmayı; birkaç dakika evirdi çevirdi. Sabırla onu izledim. İzlerken de havadan sudan sohbetler açıyor, ortamı sessizlikten kurtarmaya çalışıyordum. - Abi senin bu lamba amma da karmaşıkmış...
“hav” sözcüğü
2 yazıda 6 geçiş bulundu.
hav, hava, havaalanı, havada, havadadır, havadaki, havadan, havadar... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...yalnızca; uzaydaki herhangi bir noktayı belli belirsiz hacmimle doldurmak ve ölüme inat edercesine ortamdaki havayı sıkılmadan teneffüs etmek. Hayatta olmak yetmiyor insan olmaya. Ağaçların kenarındayım; alınları kırış kırış,...
Yağan yağmurdan anlıyor insan Bir aşığın sarhoş olduğunu. Yağmurun ortasında bir kadın Diline dolanmış bir söylem: "...yolun sonu, yolun sonu, yolun sonu..." Kayan yıldızdan anlıyor insan Bir sarhoşun aşka tutulduğunu. S
...k pek bilmediğim bir şeydir. Bozguna uğradım Feride. İçimde harabe kentlere gebe, Felaket bir sarsıntı. Puslu havayı soluyorum ciğerlerime. Üstümde paçavradan bir umut, İçimde ki putları deviriyorum. Yüreğim idam sehpasında Fe...
...bu durum, aslında “hayat” adını verdiğimiz olaylar bütününü kapsamaktadır. Kısadan örnekler vermek gerekirse; havadaki elektriksel yükün topraktakinden fazla olmasıyla oluşan yıldırım, iki ayrı bölgede mevcut sıcaklık farkının ç...
...nda bir fikir verirdi. Kim köyden odun getiriyor, kim yazın yaptığı tezeği yakıyor aşağı yukarı belli olurdu. Havanın soğuk olmasına karşın pek üşümeden yakacak kokuları eşliğinde nispeten değişik bir akşam geçirmek heyecanıyla...
...ıklı kalın, diyor. Bu evde beş bin adım atacak yer yok, bilmiyor. Ama doktor da zaten evde atın demiyor. Açık havaya çıkın, adımlarınızı tempolu tempolu atın diyor. Bir keresinde yürümüştüm öyle. Çamlıca Parkı'na gitmiştim, be...
...beni dokuz ay karnında taşıdı azabıyla meyveli. Bazı şarkılar sıcaktan genleşmiş, açılamayan pencereler gibi. Hava çok sıcak camı açman lazım. Ama cam da zaten bu yüzden açılmıyor. Bazı şarkılar karmaya inancın tammış gibi....
...im ufkuna tam da kirpiklerinden… Üşüyorum kim bilir kaçıncı kez avuçlarım dolmadan, kim bilir kaç tavşan öldü havuçları olmadan. Düşüyorum gözlerinden, dağılacak parçalarım dört bir yana. Beni yere değmeden topla kirpiklerinden,...
...ki evim demeye dilim varmıyor, çünkü bunu hiç hissedemedim- içindeki eşyalar, o eve has koku, hatta soluduğum hava; eşikten adımımı attığım ilk andan itibaren bana oldukça yabancı geliyor. Ve bu yabancılığın üstesinden gelem...