..., temiz havadan uzak kalmış zindan mahkûmu misali kendini bırakıvermişti sıradanlığın içine; denizdeki balık, havadaki martı, kıyıdaki köpek gibi. Az ileride otlayan ineğin bıraktığı bok gibi. Geçmişten bugüne getirmeye lâyık gö...
“havada” sözcüğü
73 yazıda 83 geçiş bulundu.
havada, havadadır, havadaki, havadan, havadar, havadardı, havadaydı, havadayken... eşleşmeleri dahil edildi.
...el atide, okyanuslar ötesinde, bulutlar içinde Ülda denilen bir hava adası vardı. Yapay anti kütle çekimi ile havada asılı gibi duran, metal alt kubbesiyle yarım dünyayı andıran bu yerde, yaşam yüzeyden yüzlerce metre yüksekte...
...anlaşılan sarı enerjimiz. Belki fikrini değiştirir diye bekleyecektim. Pencereyi açmalıydım, öyle de yaptım. Havadaki kokular bile ağırlaşmış geldi o an. Yatağı ve odayı güçlükle topladım. Üşenmedim, kahvaltı hazırladım. Bolca...
...udumda diyorum ki, artık iyisin baba, bu akşam ben de evime gideyim. Şu kumandayı uzatsana bana, diyor, lafım havada asılı duruyor. Babam tek tek kanalları geziyor. Televizyonun sesi bile aramızda büyüyen sessizliği yırtamıyor...
...olduğunu farz ederek yaşadığını hayal etmeye başladı. Yaptığı en önemli iş zaten hep hayal etmekti. Aklı hep havadaydı. Bir insanın aklı havada, ayakları ise karada olursa beden çekiştirildiği için kopar demişti babaannesi. B...
...olduğunu farz ederek yaşadığını hayal etmeye başladı. Yaptığı en önemli iş zaten hep hayal etmekti. Aklı hep havadaydı. Bir insanın aklı havada, ayakları ise karada olursa beden çekiştirildiği için kopar demişti babaannesi. B...
...aya mecburdu artık. İşte yeni soru geliyordu. Tahsin hoca soruyu fırlattı sınıfa. Bu sefer gururla kendisi de havada kapma yarışındaydı. Onun da eli havadaydı artık. Herkes gibiydi. Sınıfın bir parçasıydı. Yapayalnız değildi....
...erle çevrili sofra serilince unuturum herhâlde ya da sindiririm bilmiyorum göreceğiz.’’ Yerdeki eldivenlerini havada birkaç defa silkeledikten sonra parmaklarına geçirdi. Bir hışımla dökülen her şeyi avuçlarına doldurarak arab...
...ü her gün orada. Yardım, sevgi, ilgi yani İstanbul’u bekliyor. Ama daha çok bekler bu koca şehri. Fazla burnu havada. Sadece beklersiniz bu şehri bu şehirde. Hâlbuki bu yetim, rahmetliyi hiç bekletmedi, buna rağmen yanımda kal...
Havada, ılık esen bir rüzgâr vardı. Kordonda yürüyen insanlar, yavaştan ağlarını toplamış dönen balıkçı tekneleri ve arkalarında martılar, parça parça bulutların ardından zaman zaman gün yüzüne çıkan utangaç güneş ve hafif dal...