...sıl? Babil’in bu bağlamdaki önemi ve sistemin çöküşünü daha derinlemesine incelemek gerekmez mi? Gevezeler’in hayat hikâyeleri düşünüldüğünde, yaptıkları seçimler anlam kazanıyor mu? Dahası, kuşkusuz romanın en güçlü yanı ola...
“hayat” sözcüğü
263 yazıda 381 geçiş bulundu.
hayat, hayata, hayati, hayatiyse, hayatkadını, hayatla, hayatlar, hayatlara... eşleşmeleri dahil edildi.
...ek ya da tokat atarsak “kötü adam” oluyoruz. İş işten geçtikten sonra yumruklaşmayı işten sayıyor ve toplumun hayatına renk katıyoruz. Ya da… Hatalarımızın farkına başkalarından önce biz varıyoruz ve kendimizi suçlamaya başlıyor...
...um. Öğrendikçe uyguluyorum. Bazen duygularım beni kendisi yönlendiriyor. Düşünmeden hareket ediyorum. Sanırım hayatın döngüsü bu. Gözlerimle görüyorum iyiliği ve kötülüğü. Ama bazen insanın içinde olan iyiliği ve kötülüğü, işte...
...acıyla nasıl baş edeceğimizi bile söylüyordu bize. “Anılar” diyordu, bize kalan güzel anılarımız ve tabii ki hayatta olanlar… Mektup elimde, bahçeye bakan küçük odamda, camın önünde oturuyordum. Önce kokladım zarfı ve göğsüme...
...anının derdine düşen insanlar yine bakmamışlardı yüzüne. Hava soğudukça paltolarına, battaniyelerine bürünmüş hayatlarına devam etmişlerdi. Kızgınlığı geçmiş, üzerini bir nem kaplamıştı gökyüzünün. Sonra ağlamıştı sicim sicim. Ardı...
...adi hanım, git oğluna kendi gibisini ara!”. Kadın, bu sözlerle büzülmüş, büzülmüş iki büklüm olmuştu. “Oğlum, hayatta olmaz bu iş, bilesin!” dövünmelerine, “Kaçırırım!” o zaman karşılığı veren Saim’e bunu yapacak zamanı ne kade...
...adı, çünkü hepsine takacak bir kulpu vardı! Artık taksa da duymuyor. Duymadıkça hepimize hınçlanıyor. Babamın hayatta yaptığı bütün hataların ceremesini çocukları çekti zaten. Kahvaltı için uyandırırken sıçradı. İçimde yine bir...
...Var'a, Var'dan Yok'a - Serkan Üstündağ KÜÇÜREK Yabancı - Canan Tümen ÖYKÜ Köyde Nü - Sevgi Ünal Yer Ölüm Gök Hayat- Canan Tümen ŞİİR Arş-ı Sır - Ferhat Nehir İlk Işıkta Karanlık - Yapaytım Kum Saati - Y. Canberk Tan Mayıs -...
Hayat ve ölüm arasındaki ince çizgideyim. Bir sınır, dip, yol sonu, girdap, bir uç ya da dehliz… Etrafımı saran öfkeli kalabalığın nidaları arşa yükselirken kalbime çarpıyor. Zemin, ayaklarımın arasından kayıp gidiyor sanki....
İşte akın akın geliyor insanlar. Yurt dışından bile. “Şehir hayatında bunalmışlar için ne büyük nimet burası, diyorlar. Nimet deyince en çok ekmek yapmaya özeniyor bu şehirliler. Fırınların içine düşecekler neredeyse. Bir de yeme...