...... Olumsuzlukları yok edemeyiz ama unutmayalım, azaltmak bizim elimizde. İki sene önce evimizin önünde, beni içeri alın diye yalvaran bir kediyi, yakarışına dayanamayarak içeri aldık. İlk zamanlar tekrar dışarı atılma korkus...
“iç” sözcüğü
190 yazıda 248 geçiş bulundu.
iç, içe, içebildiği, içebildiğim, içebildiğinde, içebileceği, içebilirdi, içebilirdim... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...gesinde, korkak bir kadın gibi tüketmişti düşlerini. Binlerce kar tanesinin arasında gizlenen kan, saçlarının içine akana kadar. Önce, yarım kalmıştı karın altında, sonra bir gemiye binmiş, çok uzaklardan bir misafir taşımışt...
...ar üzülüyorsun da kendi hâlin ne olacak? En az bu ev kadar dağınık değil mi için? Ve sen onları toparlamadan, içindeki yaraları sarmadan hayatına devam ediyorsun. Nasıl bu ev bir gün yıkılmaya mahkûmsa içindeki dağınıklığa bir ç...
...a üzerini örttü. Bulutlar ağlamaya başlamıştı. Bir elini bulutlara daldırdı, ıslak bir gezegeni bulup çıkardı içlerinden; göğe saldı o küreyi. Nemli elini, kurumuş elimin üzerine koydu. Sıcacıktı. ‘’Uyan sevgilim.’’ dedi alçak anc...
...diler. Hiçbir şey konuşmamamız normal değilmiş gibi görünse de, kuzenin geldiği günden bu yana geçen üç günün içinde en normali buymuşcasına duyumsuyordum o anları. Kuzeninin taksiye binişini seyrettik üç arkadaş. O ise bize,...
...a yaktım. Derin derin içime çektim dumanı ve yavaşça üfledim. Verdiğim her nefeste seni çıkarıp atmak istedim içimden, fakat bembeyaz dumanda gördüğüm tek şey kapkara altı harfli o kelimeydi: Hasret. Yazan: M. Emin Aksoy
...camlara doluşuyor. Seni ve beni seyretmek için. Denizi ve Butimarı seyretmek için. Mesafeleri parçalayıp seni içinden alamıyorum, alıp etten kemikten seni saklayamıyorum ama zamanı paramparça ettim. Geçmişin güneşi altındaki tü...
...“Hay senin gibi külotlu çorabın!” diyerek. Sevda, karşılık verememenin çaresizliğini gözlerine yüklediği onu içine alma istekliliği ile gösteriyordu diskonun yanıp sönen ışıklarında. Delikanlının “Annemler evde yok, bize gid...
...ını üzerimize, ruhumuzdaki kirlilikleri dondurup çatlatsın diye mi istila ediyordu buz kristalleri yeryüzüne, içimize… Ardından rüzgâr haykırıyordu; “uyan, kendine gel insanoğlu!” diye. Sonra neden sadece bir el sıkışma töreni...
..., birkaç ev dışında hepsi yıkılmıştı. Kendi evimin de bunların içinde olduğunu gördüğümde, yerin yarılıp beni içine çekmesini isteyebildim. Tabi ki ailem ve Hazal’ım artık yoktu. O zamandan beri umudu tükenmiş, saçma yaşam öy...