...Alışıktı, aldırmadı hatta hiç duymamış gibi içeriye ünledi. “Gelin!” Lafı ikiletmeden yumuşacık bir ses geldi içeriden. “Geldim ana!” Hemen ardından kendi göründü, fistanı güllü bahar bakışlı kadın. Elindeki tepsiyle masaya yöne...
“iç” sözcüğü
190 yazıda 248 geçiş bulundu.
iç, içe, içebildiği, içebildiğim, içebildiğinde, içebileceği, içebilirdi, içebilirdim... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...da kendimi karlar arasında buldum. Karla kaplı bir alanda buzdan bir kale vardı karşımda. Çok üşümüş, kalenin içindeki sıcaklıktan medet umarak kaleye girdim. Kalenin bahçesine bakan o büyük balkonda kendim vardım. Yüzü buz tutm...
...arşılığı geldi. Elif, hafta sonu bitkinliğini gösteren o garip, monoton ses tonuyla, “Aşağıya inip bir şeyler içelim mi?” dedi. Özge, sanki birdenbire uykudan uyanmış gibi oldu. Birlikte çıktılar. O gece bir bardakla yetinmedi...
...'ın onu küçük görmeye çalıştığının farkındaydı. Çok sakindi. Kendinden emindi. Aslında bu durum Jacob'ı içten içe daha da telaşlandırıyordu. Ama yine de kızgındı. Bu yüzden resmi konuşmaya başladı. ‘Yerin altına büyük tarla...
...alınan yönetici adaylarının ise, o koltuğu dolduracak şanslı kişinin kendisi olabileceği beklentisiyle içleri içlerine sığmıyordu. Heyecanlarını belli etmemeye çalışsalar da bir an olsun yerlerinde duramıyorlardı. İnsan Kaynakla...
...acak ve akşam yemeğini birlikte yiyecektik. Ama o gün ben o kırık dökük oyuncaklarımla oynarken annem masayı hiç hazırlamadı. Kapı kilidinin açılma sesi evi doldururken annem erken gelmiş bir hayal kırıklığını misafir ediy...
...a ortaya çıkan buhar, sanrısını dindirebilmişti. Yemeği hazırlayıp da oturduğunda sofraya, varla yok arası bu içtenliğinden tiksindi lokma lokma. Çok geçmeden yemeğini bitirmişti. Dinlendiğini hissediyordu şimdi, dinledikçe i...
...ayrıntılı. Işık dişilikle erkeklikle ilgili değil, olan şey ile alakalı; bakışla, gülüşle, sözcükle beslenen içten gelen bir şey. Dişisi-erkeği yok. Işık var, eşleşme var, zehri yemek var vurgun gibi, sonra baş edememek var,...
...evime gidebileceğim. 16:20 Babam koltuğunda horluyor. Televizyon her zamanki gibi açık. Uyandırıyorum. Kahve içelim mi? Hadi yap da içelim, diyor, sesinde bir coşku. Tamam, bu gece evimdeyim! İkinci yudumda diyorum ki, artık...
.... Gözleri iki siyah zeytin gibi parlıyordu. Önceden kafamda o kadar büyütmüşüm ki onu, bizimle birlikte kahve içebileceği, çayına bir şeker atacağı, yanında getirdiği kitaplardan bize şiirler okuyacağı, çok bunalınca yüzünü yıkayıp...