.... Gözleri iki siyah zeytin gibi parlıyordu. Önceden kafamda o kadar büyütmüşüm ki onu, bizimle birlikte kahve içebileceği, çayına bir şeker atacağı, yanında getirdiği kitaplardan bize şiirler okuyacağı, çok bunalınca yüzünü yıkayıp...
“içe” sözcüğü
69 yazıda 78 geçiş bulundu.
içe, içebildiği, içebildiğim, içebildiğinde, içebileceği, içebilirdi, içebilirdim, içebilme... eşleşmeleri dahil edildi.
...; yelkovanlar akrepleri kovalıyor...” şeklinde düşünen bir kişi ise her bir “gün” adını verdiği zamansal veri içerisinde yelkovanların iki kez zafere ulaştığını düşünür. Ancak; saçmalık henüz yeni başlıyor çünkü görevini tamamlamı...
...mir parmaklıklı odada beş kişi yatıyorduk. Loş odanın devamlı lambayla aydınlatmasına kıyamadığı için her gün içeriye girmeyi deneyip beceremeyen güneşin, öğleye doğru camlarımızı yalayıp geçmekten başka çaresi yoktu. Dışarıd...
...akdir edilen filmi olmaya da hak kazanmış. Zira yemek yedikleri sırada masada duran çiçeklerin bile bir mesaj içerdiğini öğrendiğimde filmi ayakta alkışladım doğrusu. Masal dünyasında, belki de düş ile gerçekliğin tam ortasında yü...
...“One More Cup of Coffee” Şimdi sahaftan kitaplarını alacak, eve gidecek, ıslak sokaklara baka baka kahvesini içecekti. Yapılacak en güzel şey buydu şimdi. Taksici sağa yana yanaşmıştı. Damlalarsa minik minik iniyordu şehre. Par...
...eyi yorumlamayan bir kişinin, benzerlik tespiti yapmaktan öteye yapabileceği başka bir şey yok. Okuduğu şeyin içerisinde barındırdığı bir fikri, daha önce deneyimlediği başka bir fikre referans olan düşünceleriyle ya benzer olduğu...
...abalarından olan ve kendisi de kurban kestirmek için orada bulunan yaşlıca bir başka kadın ve bir de durmadan içeri girip çıkan, yüzünde mahcup bir gülümse ile misafirlere çay taşıyan genç kız vardı. Yaşlı kadın -ki 'Halime h...
.... Evin kapısından girişte hemen sağda boş bir odacık vardı. Depo derdik biz oraya. Eşyaları oraya taşımıştık. İçeri en son ben girmiştim. Camın önündeki sedire boylu boyunca yatırmışlardı dedemi. Yaz günü olmasına rağmen kahv...
...ha önce hiç görmediği bir sükûnet ve inanç telaşesi kapladı. Din adamları ve filozoflar ise büyük bir kargaşa içerisindeydi. Dünyanın her yerinden farklı inançlara mensup dini temsilciler ve filozoflar, bu konuyu görüşüp ortak bir fi...
...bir aydınlatmalı. Zeminle duvarın ayrım noktasına düşey olarak yerleşmiş pencerelerden ışık huzmeleri tek tük içeri girmeyi başarabilse de yetmiyordu. Daha, diyordum, daha, yok mu dahası? Işıktan kör olana kadar bu odayı aydı...