...alar bile. En son ne zaman, hangi gün inanmıştım mucizelere? Mucize belki de hiç incinmemiş çocukluk çağıdır. İçine girip saklanıp dans edeceğim bir çocukluğa sahip olamadıktan sonra kendi çocuklarımı doğurmanın anlamı neydi?...
“icin” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
icin, içince, içinde, içindedir, içindedirler, içindeki, içindekiler, içindekileri... eşleşmeleri dahil edildi.
...ğru kişiyle, ruh eşiyle evlendirmenin, yani beni bir ömür mutlu görecek olmanın verdiği teselliyle gözlerimin içine bakan kadın. Babamın Elif’i… Gülseren’in annesi… Adımı böyle koymuş; çevreme gül yüzümden neşe dağıtayım diye...
Güneşi elinin içine al sık ve bırak Her yer karanlığa gömülsün Sen zaten o karanlığın içinde bir külsün Bırak onlar olmak istedikleri gibi görünsün Sen okyanus içinde bir ağaç, yıldızlar arasında bir kuş kadar hürsün Yazan: H...
...den omuzlarına gitti bakışları. Özlemişti onlara kıyafetlerin üzerinden öpücük kondurmaya. Ama şimdi herkesin içinde olmazdı. Zaten buna olan cüreti, Ziya’nın bakışlarında karşılıksızdı Çay bahçesine daha uzun bir yoldan gelen...
.... Başımdan geçenleri anlatmadan önce, bu koskoca evrende hiçbir zaman yalnız olmadığımızı biliyordum ve artık içine girdiğim bu hiçlikte sonumun geldiğinin farkındayım. Her zaman duyulan bu çığlıklar artık daha belirginleşti...
...alp kırılır, kaç kişi sarılır, kaç gözyaşı dökülür, kaç kahkaha atılır? Koskoca evrende, milyarlarca varlığın içinde, her şeyi boş verin de siz ne bırakırsınız geride o bir saniyede? Zaman rüzgârları ne götürür yanında, neleri...
...eliren bu görme isteği ile koşmaya başladı. Yorulduğunu hissedip tepedeki en büyük kayanın dibine, ayaklarını içine çekerek oturdu. Aklının ortasında, ruhunun dehlizinde taşıdığı soruları alıp koydu kucağına. Derin derin nefe...
...lunduğun mekandan, andan soyutlandığını hissettin mi hiç. Bir yalanı yaşadığını? Ben diye başlayan her cümle, içinde yalanlar dolu pis su barındırır. Benliği sadece kendinde olana ben nasıl inanayım. Aşkın şarabından bir kadeh...
...u kandırmacaya katılmışlardı. Kimse çıkıp sıradan biri olduğumu söylememişti." Başlarda kendisi ile kafasının içinde konuşmalarını okurken nasıl baş etmeye çalıştığını bazen dibe batıp bazen "geçici" olarak iyileştiğini görüyo...
...başka bir şey söylemeden ormanın derinliklerine geri döndü. Şimdi ise “Tahribat-ı Tadilat” anlamsızlaşmıştı. İçinde volkanlar gibi patlayan, Zeus gibi gürleyen bu sorular varken, nasıl doğal dansını gerçekleştirecekti bilmiyo...