...m? Karnımdaki çatlakların, Belimdeki ağrıların, Duyduğum seslerin, Birbirine acımasızca benzeyen şiirlerimin, İçine gizlendin, Seni onlardan ayıramıyorum. Korkuyorum ki, Daha kaç gün kere veda edeceğim sana, Ve sen bir türlü...
“icin” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
icin, içince, içinde, içindedir, içindedirler, içindeki, içindekiler, içindekileri... eşleşmeleri dahil edildi.
...enim oğlum büyük adam olacak” nidaları arasında kayboluyor sözleri. Çocuk büyüyor. Çocuk, adamlık yanılsaması içinde. Bir dediğini iki etmeyen annesine bakıyor önce. Paşam benim, diye seven babasına, kendisiyle aynı haklara sa...
Önce sen gittin evden. Sonra neşe, aşk ve bilumum başka şeyler. Ben ve köpek kaldık bir tek. Gözümün ta içine bakan, arada kaşlarını yukarı kaldırarak bana çeşitli sorular soran yeni köpeğim-iz-le başbaşayım. Günler geçip gid...
...; bu, “yangın var” anlamına gelirmiş. Ağa da “kız mı oğlan mı?” diye sorarmış. “Oğlan” eski İstanbul olan sur içini “kız” ise Beyoğlu ve Anadolu yakasını temsil edermiş. Kule Cumhuriyet döneminde de görev yapmaya devam etmiş...
...yorum sizler koşarken caniham çatlıyor bekleyin yetişemiyorum sizler koşarken. ümm-ün nücm altında bunca rızk içinde açlıktan ölenlerin hissini taşıyorum mülhiki kimdir bedenimin köle olacak kadar hür deli olacak kadar akıllı...
...ıp kavrulan bir aşığın, Belki de dört mısralık bir ağıtın, yüreğine konmuş bir hüzün kuşuyum... Sonsuzluğunun içinde vakitsizlikle sınanmışım. Bir bakmışsın olup olmadık bir anda bitivermişim yüreğinin en derin köşesine. Sen t...
Sevmek bir ceylanı gerdanından Ve öpmek omuzlarına kadar. Bir orman ki sadece adı tekil İçinde binlerce öpücük biriktirir. Gözlerine yaklaşmak deniz kıyısında Ve taş sektirmek zamanın oyununda. Tüm zamirleri ve sıfatları yok e...
...orum, bu tohum –şayet şanslıysak- filizlenirse nur topu gibi acılarımız olacak, hayatım boyunca ancak kafamın içinde büyüttüğüm portakal ağacını dik olur mu, meyvesini çocuklara dağıt, sen yeme, biliyorum geçmez kursağından be...
...t her şey demektir." -Georges Méliès İlk Dönem Sinema, tutarlı, doğrusal anlatıdan çok görsel hazzı arttırmak içindi. İlk dönem sinemacıları melodram, pantomim gibi araçları temel almışlardı. Amerika'da 1905'e gelindiğinde ise...
...trelerce ilerde indirip kaçarcasına uzaklaştı. Kan beynime sıçramıştı. Ağzımdan dökülmese de küfürler kafamın içinde resmi geçitteydi. Tam da işimin yoğun olduğu günde bu yapılır mıydı? Yenilgi ağır gelmişti. Burnumdan soluyor...