...amlara tanık oldu mu sonrasında hep mutsuz olur, bilirim. Evine gidip de penceresinden yıldızları göremeyince içini nasıl sıkıntı, dehşet, mutsuzluk basar anlatamam. Bu felaket kötü bir şey. Düşünsenize, bir gün pembe bir gök...
“icin” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
icin, içince, içinde, içindedir, içindedirler, içindeki, içindekiler, içindekileri... eşleşmeleri dahil edildi.
...e işaret parmağını gezdirdi. E harfini çiziyordu parmağı. Büyük “E”, küçük “e”. Birkaç saat önce gelen zarfın içindekileri kaç kez çıkarıp okşadıktan sonra yeniden zarfın içine koyduğunu hatırlamıyordu. Nasıldı Eleni’nin mavil...
...itchin 12. Gezegen) Geldik mi başlangıçtaki, Homo Sapiens’e. Karşılıklı aynalardaki sonsuz görüntü gibi, oyun içinde oyun sergileyen neslimiz... Olumsuzlukları yok edemeyiz ama unutmayalım, azaltmak bizim elimizde. İki sene ön...
...n bana. Umum kendini beğenmişliğin üstündeydi. Bu tavırlarına alışkın olduğumdan pek de umursamadım. Üst üste içine çekip dışarı verdiğin dumana acıdım. O kadar hüzünlü dağılıyordu ki duman, ben dahi kendimi unutup ona ağlaya...
...anlarda da babamın omuzuna yaslanıp bir iki damla yaş düşürüyor gözlerinden. Babam öylece uzaklara bakıyor, o içinden ağlıyor. Ama annem onun kadar başarılı değil. Ben, yanlarında durmaya çekiniyorum, biraz da utanıyorum. Dedem...
...“Hay senin gibi külotlu çorabın!” diyerek. Sevda, karşılık verememenin çaresizliğini gözlerine yüklediği onu içine alma istekliliği ile gösteriyordu diskonun yanıp sönen ışıklarında. Delikanlının “Annemler evde yok, bize gid...
...emde ray üzerinde hareketli (sebebi, güneşin, gün içinde konumunun değişmesine göre doğal ışıktan faydalanmak içindi. İçeride, gün ışığını üzerine toplayıp konu üzerine yansıtan reflektör işlevli aynalar vardı. Doğal olarak çe...
...girmesine çıkmasına izin yok. Kulenin en tepesinde bir kafes var. Kafesin parmaklıkları kemikten. Bu kafesin içindeki tutsak ruh güneşi görmeye çalışıyor. O kule benim bedenim, kafes ise kafatasım. Rahatlamak için türkü çağıran...
...çücük taburede oturup, önlerinden gelip geçen erkeklerin diğer kadınlar arasından kendisini seçip, gözlerinin içine bakarak ve son derece rahat bir biçimde değerlerini sormasına alışmışlardı bu kadınlar. Kasapların camekânlı...
...Ama yoktu. Ne bir ses, ne de bir seda yoktu. Aynı anda itfaiye olmak, ambulans olmak, doktor olmak geçiyordu içinden. Çocuğu direkten indirip, annesine koşarken görmek, anne ve oğlu birbirlerine sarılmış görmeyi ne çok istiyor...