...kit yoktu. Onun varlığını naylonun arkasından hissetmek bile mutlu olmasına yetmişti. Sekiz adam içeri girdi. İkisinin gözlerinden uyku akıyordu Üzerlerinde mesai elbiseleri. Lacivert pantolonlarının altında siyah botları. Laciv...
“ikisinin” sözcüğü
33 yazıda 37 geçiş bulundu.
...yramları. Harçlıklarının yarısını annelerine vermişlerdi saklaması için. Kalanını da birleştirmişlerdi. Yolda ikisinin de aklından benzer düşünceler geçiyordu: “Acaba top mu alsam kamyon mu? Rengi kırmızı mı olsun yoksa mavi mi?...
...n ve pazartesi sabahının kayıtlarını incelemeye başladılar. Ertesi gün öğleden sonra işlerini bitirdiklerinde ikisinin de gözü kan çanağına dönmüştü. Görevli Faruk’u da yanlarından ayırmamışlardı. Hana girenlerin adlarını görevl...
...ayan ağzından okkalı bir küfür savurarak Esma'nın saçlarına hücum etti. Bu kez gelen kürek, hedefi şaşırmayıp ikisinin de kafalarına teker teker indi. Acıyla kıvrandılar. Balıkların bir işe yaramadığını gören deniz, onlara “Gidi...
...k söyleyin. Kim orospu dedi bana lan?” Bu sefer gülen sadece Nihal değildi. Sultan da gülme krizine girmişti. İkisinin de karınlarına ağrılar girmesine rağmen kahkahalarını durduramıyorlardı. Cansel, iyice hiddetlendi. Uzun boyu...
...yapmışlardı, masa öylece duruyordu. Deniz'in albümlerine bakıyor ve kahve içiyorlardı kanepede. Beni görünce ikisinin de keyfi kaçtı sanki. Deniz'e neler olduğuna dair hiçbir fikrim yoktu. Günaydınlaşmak dışında fazla bir şey k...
...ileri fark etmeyen adam hâlâ öte yakadaydı. Yaşanacak ayrılığın yankılanan sessizliğini bırakmıştı orta yere. İkisinin kafasında da “neden?” sorusu karşılığını bulamıyordu bir türlü. Beklenen sonun önündeki tek engel yüreklerine...
...timlik kısmı gösterdi. - Of! Görmüyor musun şu hâlimi? Bak! Bak şuna! Açılmış irili ufaklı yaralarda birleşti ikisinin de bakışları; sonra da birbirlerinin gözlerinde. - Benim suçum değil. Çok mu hoşuma gidiyor sanıyorsun kan ko...
...arı, uymak zorunda oldukları katı kuralları, saatlerce sıkışıp kaldıkları ışık almayan odaları vardı ancak bu ikisinin yoktu, hep öyle düşünecektim. Yağmur yağdığında da, çok felaket bir zaman geçirdiğimde de… Ne kadar kötü bir...
...Az sonra nemli büyük bir taşın üzerinde oturdular. Oraletini ağabeyine uzattı. Baran bir tutam döktü avucuna. İkisinin de ağzı, elleri boya içindeydi şimdi. Üzerine oturdukları taştan, pantolonlarına yayılan ıslaklık büyüyordu....