Bütün emirler yerine getirildi, Verildi bütün senetler ikramiyeyle. Dünyaya düşen aylar, dağıtıldı sorumsuzca. Algılar değişti, mevcutlar yitik. Bir şehre düştü son cemre yalnızlıkla el ele. Sana çarptı. Yakalamak için çırpındı büt...
“ikram” sözcüğü
20 yazıda 22 geçiş bulundu.
ikram, ikrama, ikramda, ikramiye, ikramiyeyi, ikramiyeyle, ikramlar, ikramları... eşleşmeleri dahil edildi.
...adınlar, çocuklar dev bir gümüş tepsinin içinde görmediği kadar muazzam sulu elmalar, dutlar, parlak armutlar ikram ettiler. O tüm meyveleri bitirince bu sefer altın bir tepsiyle içi pilav dolu tavuk, yanında da şerbet getiri...
...lmesi, iki senede bir tüm evin badana edilmesi, on beş günde bir çamaşırının yıkanması ve gelen her misafirin ikramlığını bile hazırlıyor olmasına rağmen bir türlü kaynanası olacak o kadına yaranamamaktaydı; bunu da bir türlü anlay...
...mi sürdüm yüzüme ezanı duydum. Susadım, bardağa koyduğum su tanelerinde sen, İçemedim, Balkondaki çiçeklerime ikram ettim, Tüm çiçekler adından koktu, Susturamadım. Attığım her adım yolunu tuttu, ben beni durduramadım. Yazan:...
...e bakamıyordu sanki. Sigarayı aldı, cebinden çıkardığı kibritiyle tutuşturdu ve iç çekti derinden. Şarabından ikram etmek istedi sonra, gazete kağıdından sıyırıp çıkardığı şişe tükeneli çok olmuştu ama farkında değildi. Bir c...
...ile doktora götürdüm.” Bu lafa oradakilerin hepsi gülüştü. Derken Halil’in hanımı gelenlere çikolata, kolonya ikram etti. Bu oda bana, gülüşen insanlar ve etraftaki çiçeklerle sanki ameliyat geçirmiş bir hastanın odasından ço...
...yanında, Sultan Abdülaziz'in tuğrasını taşıyan küllahlar içerisinde gül kokulu lokumlar ve badem şekerleri de ikram edildi. 1863 yılının kış başlarında sular durulmuş, Galata Semti'nin sakinleri günlük mutat işleri ile haşır...
...ğerlerine oranla ilerlemiş fakat şu köşedekilere göre ise henüz doğmamıştım bile. “Garson efendi gelir de bir ikramda bulunursa, çekinmeden kabul et. Bu balo hepimiz için!” demişti karşımdaki bayan. Ne diye bana böyle anlamsız...
...Cinayet Tevkifhanesi'ne gönderildi. Tulumbacı Hüsnü'nün, kodeste yattığı müddetçe gördüğü hürmetin, izzet ve ikramın dışarıdakinden pek bir farkı yoktu. Tez vakitte orada da ağırlığını koymuş, tevkifhanenin bir numaralı 'ağa b...
...başkanına çıktım. Yanıma yaklaşan güvenliğe de silahı gösteriyorum. Neyse girdik içeri. Baba adammış bir çay ikram etti oturttu beni: “Bak oğlum dedi sen çok mağdursun anladım ama bir delilik yapma. Al burada götürüldükleri...