...elen baharı siz olsanız nasıl tariflerdiniz? Bakınız! O, "Yılanı Öldürseler" adlı eserinde nasıl tariflemiş; "Ilık yeller esti. Güneş düzlükleri, dağları, koyakları doldurdu. Bütün yaratıklar uyandılar yuvalarından dışarıya...
“ılık” sözcüğü
31 yazıda 41 geçiş bulundu.
ilik, ilikledi, iliklediği, iliklenirdi, iliklenmiş, iliklenmiştir, ilikler, iliklere... eşleşmeleri dahil edildi.
...ti Hıdır'ı Nuri'ye daha sıkı sarıldı, öpüşmeye başladıklarında Hıdır anın hazzına teslim etti aklını, yumuşak ılık bir bulutta yatıp alemi seyrediyormuş gibi yüzü mutlulukla kutsandı. Güneşin İstanbul'u ılıtıp ısıtmak konusu...
...ı ailesi sayılabilirdi. Yaz gecelerini severdi en çok, şehrin gürültüsü içinde yıldızları seyrederek uyumayı. Ilık rüzgâr masal anlatırmış gibi gelirdi ona, göz kapakları ağırlaşır, ağırlaşırdı… Şu hayatta en sevdiği “Sakar”...
...i toprağa dokunuyorum parmak uçlarımla öbek öbek karıncalar bahara uyanmış sadık bir dost gibi yüzümü yalıyor ılık rüzgâr gülümsüyorum, yıllar sonra ilk kez unutmamışım demek ki ve düşündükçe hatıralarım daha sıkı sarıyor be...
...a kendi yaşadığı evi görüyordu karşıdan. Ter içinde uyanmıştı. Kuşlar ses yapıyorlardı yine. Evini toparlayıp ılık bir duş almıştı. Dışarı çıkmak için hazırlanıyordu. Saçlarını kuruturken kaldığı yurtta onlarla ilgilenen Mut...
...kahverengiye bürünen sonbahara baktı. En sevdiği renkler o sıcacık geçişlerle yolun kenarını süslüyor, içini ılık bir gülümseme ile sarmalıyorlardı. Dün kutladığı on sekizinci yaş gününü hatırladı tekrar. Tam on yedi kez ol...
Soğuk iliklerine kadar işlemişti. Kahve dükkânının içerisinde boş masalar vardı ancak yalnız kalıp düşünmek istediği için dışarıda oturmayı tercih etti. Kahvesini yudumlarken bir yandan göle bakıyor bir yandan da altıpatlar silahı...
...argaşada… Abbas Kiyarüstemi, bizi bir şiirin içinde dizeler arası yolculuğa çıkarıyor sanki. O anı yaşatıyor, iliklerimize kadar hissettiriyor. Öyle ki ruhum hâlâ izlediğim o karelerin etkisinden çıkabilmiş değil. Çıkacağa da benzem...
...ir gemi bizi bir kitap kadar uzaklara götüremez, demiş Emily Dicknson. Francesco Petrarca ise; Kitaplar, bizi iliklerimize kadar büyüler, bizimle konuşur, öğüt verir, bize bir çeşit canlı ve uyumlu bir içtenlikle bağlıdırlar, demiş....
...hissetmişti nedensiz. Belki de uzun zamandır böyle olmasını istediğinden… Havanın; uzun zamandan sonra böyle ılık olmasından, böyle parlak bir gökyüzünü sarmalamasından… Aklına gelen dizeleri önünde açık duran bilgisayarına...