...dıran beyaz elbisen hala aklımda. Gözlerimi her kapattığımda bütün endamınla duruyorsun yanı başımda. Upuzun, ince, narin bedenin ve hanim ellerin, Hala sıcaklığını yaşıyorum duymaktan bıktığın nefesinin. Tamam! Biliyorum, h...
“ınc” sözcüğü
1 yazıda 1 geçiş bulundu.
ince, incecik, incecikti, inceden, inceldikçe, inceldiği, incele, inceledi... eşleşmeleri dahil edildi.
...ret değildi, uğraya uğraya artık evi saydığı yerler. Durdu ve kanatlarını dikleştirerek odayı tepeden tırnağa incelemeye başladı. Çalışma masasıyla ilgili düzenli olan tek şey, birbirinin eşi uzunlukta olan cilası yer yer dökülmüş...
...ım, kim bilir. Ama işte alışkanlıklardan vazgeçmek kolay olmuyor. Bu tıpkı öteki dünyaya gitmek gibi bir şey; ince bir çizgide oluyorsun, karar vermek zor. Ne yana gitsen ötekileşiyorsun, senden başka her şeyi de ötekileştir...
...i çok şaşırttığı gibi iyice de heyecanlandırmıştı. Salonda konuğumuzun tam karşısına geçerek onu baştan ayağa incelemeliydim. Bu konuğumuz öncekinden biraz farklıydı. Öncekinin dışa doğru çıkık olan gözünün yerine bunun gözü gözlüğünü...
...tımıza bir tılsım gibi dokunacak olanlar, yani görünende değildir, arkada, en arkada, her şeyin altında gizli ince bir tüldür belki de. Ayrıca tülün “gerçekliğini” sorgulamak da yine yazara göre manasız bir durum. Çünkü diyo...
...Ana kilisesi olarak biliniyor. Kent Selçukluların eline geçtikten sonra bu kilise camiye çevrilmiştir. Ayrıca incilin ilk dört bölümünü yazan Matta, Markos, Yohanna ve Luka’ya adanmış dört kilise daha vardır. Kentte Aziz Patric...
...dum bazen de; küçücük yüreğini soluyan bir kuşa. Boşluklara asılı şeylerde aradım bazen bir yorgun düşüncenin ince ağrısını. Sonra kendi içime döndüm baktım, yorgun ruhumun dalgalı denizlerinde ağı tutmamış bir balıkçıya dön...
"Ve ağaçta ince bir dal hala sallanıyordu, habersizmiş gibi hüznümden; görmezden gelerek düşüşümü." Bugün günlerden cuma. O gün de cumaydı. Dışarıda tipi var. Rüzgâr yeryüzünü dövüyor ve bağırıyor ulu orta. Yaşım küçük olsa,...
Bir boşlukta yalpalıyor göğsümdeki kuş. döndürülen cesetler gibi naif; incecik bilekleriyle hayat, alacaklı alacaklı çalıyor kapımı. Ben diyor, biraz ecel biraz da ölü doğumluyum. Kelimelerimi örtüyor tanrının etime giydirdiği...
...sahnede buluyordu. Hepsi karşısına dizilmişlerdi ve sürekli ismini duydukları bu ilginç yaratığı baştan aşağı incelemenin hazzı içindeydiler. Ama her zaman olduğu gibi ilgileri fazla uzun sürmedi, kendisi de üzerinde dolaşan boş, a...