...ın diğer mitolojik romanı Ben, Kirke gibi bir destan. İki aşığın gözünden iki hayatın ve bir savaşın bu kadar incelikle anlatılması oldukça emek ve çalışma isteyen bir durum. Gerek çarpıcı finali, gerek karakterlerin monologları...
“ince” sözcüğü
137 yazıda 190 geçiş bulundu.
ince, incecik, incecikti, inceden, inceldikçe, inceldiği, incele, inceledi... eşleşmeleri dahil edildi.
...llanışı, kıskaç gibi kullandığı parmakları, kırılan tabakların üzerinde yan yan dönen vücudu, belinin altında incelen ve kaybolan bacakları Mercan’a bu lakabı ilk günden beri yani birkaç haftadan beri kazandırmıştı. Restoranda...
...len insanları terslemeye kendisini mecbur hisseden bir memur edasında hiç değil, hayret! Aksine santim santim inceliyor yüzümü. Feci derecede sabırlı ve detaycı. Neyse ki sonunda durdu, kısa süreli bir öksürük yardımıyla boğazını...
.... Mahmud döneminde kagir (taş veya tuğladan yapılan yapı) olarak yeniden inşa edilmiştir. Kışlanın yapı planı incelendiğinde, bodrumuyla beraber üç katlı olduğu ve 29 odadan oluştuğu anlaşılmıştır. İlk yapıldığında sadece ana binadan...
...felaket geldi. Bir yandan ağaçlar çürümeye başladı ve diğer taraftan da insanlar ölmeye başladı. Örneğimizin inceliği de zaten burada; hem insana hem de ağaçlara dadanan bir salgın hastalık geliverdi. Hasta olan insanların daha...
Bir kule kadar büyük İnce ve salaş bir kapının içinde oturuyorum Renkli, dansçı baloncuklar pistte oynuyor Gülüşüyor genç köpükler Sıcak bir şenlikte Masum, mavi gözlü Ve alın derisi bir tabloya darbe olacak kadar kırışık Bi...
...muşum da onları ısıracakmışım gibi bir bakış fırlatıyorlardı. Az ötede bir adam gördüm. Yere oturmuş, üstünde ince yırtık bir tişört altında kirli bir pijama ve ayakları çırılçıplaktı. İnsanların bazıları ona para atıyor o d...
...bir şeyler saklamayı bırakanlardan bazıları, en azından ceplerini karıştırmaya başlamış, ellerinde kalanları inceliyor, şaşırıyor, çoktan unutmuşlar bunların onlarda olduğunu ya da ilk defa görüyorlar ve neden bu güne kadar kull...
...n etini yemezdi. Daha bir akşam bir filmi sonunu getirmişliği yoktu. Yarısına gelmeden sızıp kalırdı. Film bitince uyanır çocuk gibi izlemediği kısmı anlattırırdı. Hem akşama kadar çalışmaktan geberiyordu hem de sinema tiyat...
...luktan uzak ama bir o kadar da samimiyetsiz, kibirli bir gülüş hâkimdi yüzüne. Beni baştan aşağı uzun uzadıya inceledi. Elindeki bardaktan içeceğini yudumlayarak tam önüme geldiğinde, onu görebilmek için başımı yukarı kaldırmak...