...” Hangi deniz bu kadar derin olabilir ki, diye düşündü Deniz Çocuğu, hangi deniz içindeki endişenin yüreğinde indiği derinlik kadar derin olabilirdi? “Gitme vakti geldi sevgili küçük hanım, yine de bilmeni isterim ki; deniz ve...
“indi” sözcüğü
36 yazıda 50 geçiş bulundu.
indi, indigo, indik, indikleri, indiklerinde, indikten, indikçe, indiler... eşleşmeleri dahil edildi.
Arama sonuçları
...ve buradaki yolcuları konu edinmişti. ilk gösterimi bir frank karşılığında halka açık şekilde Paris'te, Salon Indian Du Grand Café'de Ocak 1896'da bilim-kurgu sinemanın babası Georges Méliès'in de davet edildiği sunumla gerçek...
...unlarıma bunları abartarak anlatacağım günleri düşündüm, içim gıdıklanıyordu resmen. İkimiz aynı anda araçtan indik. Selim bana yolu tarif etti. O ön kapıya doğru yöneldi. Arkayı dolaştım. Gerçekten izbe bir yerdi. Kapıyı zor...
...tı. Üst kata çıkıp camdan dışarıyı seyretti. Yağmur yağıyordu, sessiz. Fazla kalmadı camın kenarında, aşağıya indi ve tartışan iki adama rastladı. Oralı olmadı ve evin demir kapısını açıp içeri girdi. Odasına girdiğinde ışığ...
...anoğluyduk -aslında hiç insan olabilmeyi başaramamış… Çünkü dedim ya insanoğluyduk; insan olabilmeyi midesine indirmiş varlıklar, iki ayaklılardık. Hiç kendimize rastlamayanlardık uzun bir yolda, kalabalık caddelerde. Sanki göğü...
...lup uyandığında ayağına değen şeyin kocasının defteri olduğunu anladı. Sinirle kaldırdığı kolunu yavaşça geri indirdi. Kocasına ait son hatırayı son anda atmaktan vazgeçti. Defteri okumaya karar vererek gözlüğünü taktı. İlk say...
...i dengesinin yerinde olmaması, ya da daha farklı sebepleri olması lazımdı. Bu yüzden her yer sessizdi. Sahile indiğimde, bir kadının denizin kenarında dalgalara bağırdığını duydum. Tam olarak ne söylediğini anlayamasam da, yaklaş...
...ın vaktidir Şimdi yargısız infaz ver cezama Suçun kaçta kaçından ben suçluyum? Dağılmışım… Dünyanın perdesini indirmeye bilenmişim O sebebine amaç çizdiğim yol nerde? Ayan beyan cesetlerin nüfusuna girmişim Anlamlarım kelimelerim...
...iyet verdi ve bu bir "sanat" değildi. Peki, bu adamın bir şair olduğunu ve şoföre, aynı şemsiyesiyle darbeler indiren adam gibi baktığını düşünürsek, bu adam harekete geçmeden evvel kim onu durdurabilirdi ki. Öfke, mimiklerden...
...miş gibi incelerken bulmuştu karşısında oturan adamı. Kafasında dolanan bin bir türlü soruyu tek bir kelimeye indirgeyebilmişti neyse ki, “Yani?”. İşte o anda, sanki başka bir dünyadan yeryüzüne düşmüş gibi başını kaldırıp, soruya uygun...