...dağımın ucundan düşüverecek gülüşüm. On dört basamağı sırtlıyorum ikişer ikişer. Kaç kez saydığımı da kaç kez indiğimi de hatırlamak istercesine bir kez daha sayıyorum. Dili tutmayan kapıyı itişimle, kapının dışındakileri birer...
“indiği” sözcüğü
7 yazıda 7 geçiş bulundu.
indiği, indiğim, indiğimde, indiğimi, indiğimiz, indiğimizde, indiğinde, indiğini eşleşmeleri dahil edildi.
...r zor seçebildiği kaya parçalarına tutuna tutuna ilerliyor. Başında bir ağırlık ve tutulmuş her yanı. Kumsala indiğinde el yordamıyla bulduğu terliklerini giyiyor. Sırtı denize dönük. Hayır, bakmayacak. Bakmamalı. Eğer çevirirse...
...ve topuklu ayakkabılar. Sonra kocaman yeşil gözlerime bolca rimel, dudaklarıma kırmızı ruj. Hazırlanıp aşağı indiğimde, uzun zamandır beni salaş kıyafetlerle ve makyajsız görmeye alışmış oğlum ağzı açık bakakaldı. Gözlerindeki ç...
...ek hızlı adımlarla uzaklaştı? Deliren sadece ben değildim sanırım. O adamla birlikte kaygılanıyorduk. Meydana indiğimde gerçekten sıyırmadığımı anladım. Çünkü bu kadar “saçma” sıyıramazdım. Meydan giderek kalabalıklaşıyordu. Bir...
...r gün o küçük odaya gitmek yerine evden çıktı. Havalar soğuduğu halde sadece ceketini giydiğinden eşi bahçeye indiğini düşündü. Ama yanılıyordu. O, yaralı kalbiyle, yıllarını geçirdiği semtin yolunu tutmuştu. Eski semtine ulaştı...
...ordu. İşe geç kalma pahasına oyalandım. Artık her sabah o duraktaydım. Ama boşuna… Baktım olacak gibi değil, bindiği ve indiği duraklarda günlerce onu bekledim umutla. Neredeyse aradan bir ay geçmişti. Ne o otobüs geldi ne de...
...kağın başında. Ayakları gibi konuşması da aceleciydi. “Evde bir kıymık tuz kalmamış teyzekızı. Süleyman şehre indiğinde ödeşiriz.” Firdevs kaşlarını indirip tatlı sert azarladı kuzenini. “Aaa! Ayıp yani. Bir tuzun lafı mı olur ar...
...” Hangi deniz bu kadar derin olabilir ki, diye düşündü Deniz Çocuğu, hangi deniz içindeki endişenin yüreğinde indiği derinlik kadar derin olabilirdi? “Gitme vakti geldi sevgili küçük hanım, yine de bilmeni isterim ki; deniz ve...
...i dengesinin yerinde olmaması, ya da daha farklı sebepleri olması lazımdı. Bu yüzden her yer sessizdi. Sahile indiğimde, bir kadının denizin kenarında dalgalara bağırdığını duydum. Tam olarak ne söylediğini anlayamasam da, yaklaş...
...müştüm sonbahar dedikleri kimsesiz gariban nasıl da tüm ayrılıkların evliyası olmuş yazık. karaköy vapurundan indiğim gün denizinden içtim şehrin içtiğin üç damla su deseler de ayrılmak kısmet değil başka şehre gel desen de git...